Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu'nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, iş dünyasının içinde bulunduğu zorlu sürece dikkat çekerek, "İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir" dedi.
Gülsoy, küresel ekonomideki belirsizliklerin derinleştiği, ulusal ekonomide ise istikrarın yeniden tesis edilmeye çalışıldığı kritik bir dönemden geçildiğini belirtti. Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin pazar dengelerini sarstığını ifade eden Gülsoy, ancak asıl yükün yüksek enflasyon, döviz kuru baskıları ve finansman maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını söyledi. Bu durumun özellikle üretici ve ihracatçı firmaları küresel pazarda rekabet edemez hale getirdiğini vurguladı.
Üretimle finansal yatırım arasındaki denge bozuldu
Başkan Gülsoy, üretim yapmakla finansal yatırım yapmak arasındaki dengenin bozulduğuna işaret ederek, "Bugün bir üreticimiz yeni yatırım yapmak, yeni bir makine almak, kapasitesini artırmak istediğinde; yüksek finansman maliyetleri, artan işletme giderleri ve birçok riskle karşı karşıya kalmaktadır" dedi. Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5'e, yatırım mallarında ise yüzde 69,7'ye gerilediğini hatırlatan Gülsoy, imalat sanayinin 27 aydır daralma bölgesinde olduğunu kaydetti. Yeni siparişlerdeki sürekli düşüşe dikkat çeken Gülsoy, "Eğer bir üretici yatırım yapmak yerine parasını faizde tutmayı daha rasyonel buluyorsa, sorun sadece yüksek faiz değildir; ekonomide üretimin cazibesi zayıflıyor demektir" ifadelerini kullandı.
Yapısal reformlar şart
Enflasyonla mücadelenin önemine değinen Gülsoy, ancak bu süreçte üreticinin ve yatırımcının sistemin dışına itilmemesi gerektiğini söyledi. Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verilerinin imalat sektöründeki daralmanın sürdüğünü gösterdiğini belirten Gülsoy, "Bizler artık geçici pansuman tedbirler yerine, üretimin ve ticaretin mantığını yeniden kuracak radikal yapısal reformların hayata geçirilmesini bekliyoruz" dedi. Gelişmiş pazarlarda kalıcı olmanın yolunun yüksek katma değerli üretim, markalaşma ve yenilikçilikten geçtiğini vurguladı.
Döviz dönüşüm desteğine iki kat artış müjdesi:
Ekonomi yönetiminin attığı adımları yakından takip ettiklerini belirten Gülsoy, sanayi destek paketi ve Yatırım Taahhütlü Avans Kredi (YTAK) Programı'nın genişletilmesini olumlu karşıladıklarını ifade etti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın açıkladığı döviz dönüşüm desteğindeki artışa da değinen Gülsoy, "1 Ekim'den itibaren emek-yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörler öncelenerek, döviz dönüşüm priminin iki kat artışla uygulanacağı müjdesini verdi. Bizler bu kürsülerden ve her platformda, döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini defalarca dile getirmiştik. Bakanımızın bu desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.
Kayseri TEKMER için geri sayım başladı
Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından onaylandığını ve fiziki altyapı çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini müjdeledi. Merkezin, konferans salonu binasında daha önce restoran olarak kullanılan alanda iki katlı ve toplam bin 700 metrekarelik bir alanda hizmet vereceğini belirten Gülsoy, "Burası; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik merkezi olacak" dedi. Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirlere sahip girişimciler için başvuru çağrılarına yakında çıkılacağını ifade eden Gülsoy, "Bu haliyle Türkiye'deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir model olarak 'Kayseri Modeli' geliştiriyoruz" diye konuştu.