Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve finansal zorluklar, Kayseri'nin üretim gücünü durdurmaya yetmedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan Ağustos ayı dış ticaret verileri, şehrin ihracat kapasitesinin ne denli dirençli olduğunu gözler önüne serdi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, zorlu piyasa koşullarına rağmen üreticilerin gösterdiği performansı takdirle karşıladıklarını belirterek, şehrin dünya genelinde 150 farklı ülkeye ürün gönderdiğini açıkladı. Bu geniş pazar ağı, Kayseri'nin küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırma çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İhracatta yüzde 9,88'lik büyüme ivmesi
Ağustos ayı özelinde gerçekleştirilen ihracat rakamları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,88 oranında bir artışla 333 milyon 760 bin 481 dolar seviyesine ulaştı. İthalat tarafında ise yüzde 19,68'lik bir artışla 163 milyon 79 bin 418 dolarlık bir hacim oluştu. Yılın ilk sekiz ayını kapsayan genel tabloya bakıldığında ise Kayseri'nin toplam ihracat performansı 2 milyar 630 milyon 148 bin 629 dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,64'lük bir artışa işaret ediyor. Aynı süreçte ithalat rakamları ise yüzde 5,86 oranında yükselerek 1 milyar 253 milyon 491 bin 54 dolar seviyesinde gerçekleşti. Başkan Gülsoy, bu verilerin Kayseri'nin üretim disiplinini ve küresel pazarlardaki kararlılığını kanıtladığını ifade etti.
Pazar çeşitliliği ve sektörlerin performansı
Kayseri'nin ihracat yaptığı ilk 10 pazar arasında Almanya, ABD, Polonya, İtalya, Irak, Fransa, Fas, Romanya, Hollanda ve Mısır gibi ülkeler yer alıyor. Sektörel bazda yapılan analizler ise üretimin çeşitliliğini ortaya koyuyor. Demir ve demir dışı metaller, elektrik ve elektronik, halı, iklimlendirme sanayii ile kimyevi maddeler gibi sektörlerde artış gözlemlenirken; çelik, çimento, cam, seramik, hazır giyim ve hububat gibi alanlarda bir miktar azalış yaşandı. Gülsoy, küresel pazarlarda fiyat rekabetinin giderek zorlaştığına dikkat çekerek, yüksek üretim ve finansman maliyetlerinin firmaların rekabet kapasitesini sınırladığını belirtti. İhracatçının global rakipleriyle mücadele ederken aynı zamanda daralan rekabet marjlarıyla da uğraştığını vurgulayan Gülsoy, bu şartlar altında elde edilen her bir doların büyük bir kıymet taşıdığını dile getirdi.
Maliyet baskısı ve geleceğe yönelik stratejiler
İhracatçının maliyetlerini düşürmenin ve rekabet gücünü korumanın bir zorunluluk olduğunu belirten KTO Başkanı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın döviz dönüşüm desteğinin artırılacağına dair açıklamalarını olumlu bir adım olarak nitelendirdi. Özellikle emek yoğun ve katma değerli üretim yapan sektörler için bu tür desteklerin kritik önem taşıdığını ifade eden Gülsoy, sürdürülebilir büyümenin yolunun daha fazla üretmekten ve yüksek katma değer oluşturmaktan geçtiğini yineledi. Küresel ticaretteki korumacılık eğilimlerine karşı pazar çeşitliliğini artırmanın artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu belirten Gülsoy, firmaların yeni pazarlara açılmaları için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Kayseri'nin üreten, istihdam sağlayan ve dünyanın dört bir yanına ürün ulaştıran tüm firmalarına teşekkür eden Gülsoy, mevcut seviyeyi korumanın yeterli olmadığını, hedeflerinin her zaman daha ileriye gitmek olduğunu vurguladı.