Havadis | Kayseri | Kayseri'nin toprağında yetişmez denilen o bitkiyi raf sistemine taşıdı: Gramı 900 liradan alıcı buluyor

Kayseri'nin toprağında yetişmez denilen o bitkiyi raf sistemine taşıdı: Gramı 900 liradan alıcı buluyor

Kayserili girişimci Mustafa Demir, bölgede yetişmeyeceğine dair yaygın kanaati yıkarak, dünyanın en pahalı tıbbi bitkisi safranı kapalı alanda raf sisteminde üretmeyi başardı.

Kayserili girişimci Mustafa Demir, bölgede yetişmeyeceğine dair yaygın kanaati yıkarak, dünyanın en pahalı tıbbi bitkisi safranı kapalı alanda raf sisteminde üretmeyi başardı.

Kayseri'nin toprağında yetişmez denilen o bitkiyi raf sistemine taşıdı: Gramı 900 liradan alıcı buluyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kayseri tarımında ezber bozan bir gelişme yaşanıyor. Şehirde safran yetişmeyeceğine dair yerleşmiş olan genel kanıyı çürüten girişimci Mustafa Demir, kilogram fiyatı 900 bin liraya, gramı ise 900 liraya kadar çıkan bu değerli bitkiyi kendi şehrinde üretmeyi başardı. Yüksek lisans eğitimi sırasında okuduğu bir makaleyle safranın dünyasına adım atan Demir, uzun süren araştırmalarının ardından hayalini gerçeğe dönüştürdü. İlk denemelerini açık arazide gerçekleştiren girişimci, iklimin getirdiği zorluklar ve toprak zararlıları nedeniyle rotasını kapalı alana çevirdi. Şimdi ise 15 bin safran soğanını özel raf sistemlerinde, iklim krizinden etkilenmeyecek şekilde yetiştiriyor.

Geleneksel tarımın ötesine geçen raf sistemi

Mustafa Demir, kapalı ortamda üretim yapmanın sadece iklimsel riskleri ortadan kaldırmadığını, aynı zamanda verimliliği de artırdığını vurguluyor. Açık alanda 2 bin metrekarelik bir arazide yapılması gereken üretimi, raf sistemi sayesinde çok daha küçük bir alana sığdırdığını belirten Demir, bu yöntemin işçilik maliyetlerini ciddi oranda düşürdüğünü ifade ediyor. Köstebek ve dana burnu gibi toprak zararlılarıyla mücadele etme derdini de bitiren bu sistem, çiçeğin filizlenme ve ışık alma dönemlerini kontrol altında tutarak hasat sürecini de kolaylaştırıyor. Demir, bu modelin sadece bir üretim biçimi değil, aynı zamanda genç ve kadın istihdamına katkı sağlayacak sürdürülebilir bir zirai model olduğunu belirtiyor.

Antik çağlardan günümüze uzanan şifa kaynağı

Safranın sadece ekonomik değeriyle değil, sağlık alanındaki geniş kullanım yelpazesiyle de öne çıktığını hatırlatan Demir, bitkinin antik çağlardan beri şifa kaynağı olarak görüldüğünü dile getiriyor. Kanser hastalıklarından gözdeki sarı nokta rahatsızlıklarına, şeker hastalığından depresyona kadar pek çok alanda safranın etkili olduğuna dikkat çeken girişimci, özellikle antidepresan ilaçların özünde safran bulunduğunu vurguluyor. Türkiye'de safran üretiminin yıllık 100 kilogram civarında kalması, Demir'i bu alanda daha fazla çalışma yapmaya teşvik ediyor. İran, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerin tonlarca üretim yaptığı bir pazarda, Türkiye'nin potansiyelini kullanması gerektiğini savunan Demir, Kayseri'de başlattığı bu girişimi yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Kayseri'de ilk hasat heyecanı

Üretim takvimine göre Eylül ayının ilk haftasında raflara yerleştirilen soğanlar, Ekim ayı ortasına kadar filizlenme sürecini tamamlıyor. Kasım ayı ortasına kadar sürmesi beklenen çiçeklenme döneminin ardından, Kayseri topraklarında ilk kez safran hasadı gerçekleştirilecek. Hasat sonrasında soğanları yeniden toprağa kavuşturarak bir sonraki yılın Haziran ayına kadar yavrulamalarını sağlayacaklarını belirten Demir, bu döngüsel sistemle üretimi sürekli kılmayı amaçlıyor. Kayseri'nin geçmiş kroniklerinde de safran üretimine dair izler bulunduğunu hatırlatan girişimci, bu kadim bitkiyi yeniden bölge ekonomisine kazandırmanın gururunu yaşıyor. Demir'in bu girişimi, katma değeri yüksek tarımsal ürünlere yönelmek isteyen diğer çiftçiler için de önemli bir örnek teşkil ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız