Kayseri'de yaşayan 40 yaşındaki milli boccia sporcusu Öner Bozbıyık'ın yaşam öyküsü, bir mağlubiyetin nasıl büyük bir mutluluğa ve ardından gelen dünya çapında başarılara dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Henüz 6 yaşındayken Limb-Girdle Musküler Distrofi (LGMD 2c) teşhisi konulan ve 13 yaşından itibaren tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelen Bozbıyık, yıllarca Sarız ilçesindeki evinin dört duvarı arasında kısıtlı bir yaşam sürdü. Ancak 2015 yılında internette keşfettiği boccia sporu, onun için sadece bir hobi değil, dünyaya açılan bir kapı oldu. İlk katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda elde ettiği birincilikle öz güven kazanan ve ardından devlet memurluğu görevine atanan Bozbıyık, sporun hayatını nasıl değiştirdiğini en somut şekilde kanıtladı.

Mağlubiyetin getirdiği büyük aşk
2023 yılında Yalova'da düzenlenen Türkiye Şampiyonası, Öner Bozbıyık için sadece sportif bir etkinlik değil, kaderinin değiştiği yer oldu. Yarı final maçında elenmesi, o an için üzücü görünse de aslında hayatının en büyük kazancına vesile oldu. Bozbıyık, o günü şu sözlerle anlatıyor: Eğer kazansaydım sabahki final maçına odaklanacak ve yoğun bir tempoda olacaktım. Kaybettiğim için akşam saatlerinde dışarıda vakit geçirme şansım oldu ve o sırada Türkiye Bocce Bowling Dart Federasyonu'nda hakem ve antrenör olarak görev yapan Sema Bozbıyık ile tanıştım. Bu tesadüf, çiftin sadece üç ay içinde evlilik kararı almasıyla sonuçlandı. Evlilik, Öner Bozbıyık'ın spor kariyerinde de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Eşi Sema Bozbıyık'ın hem antrenörü hem de rampa operatörü olarak yanına katılmasıyla, milli sporcunun performansında gözle görülür bir yükseliş yaşandı.

Dünya rekorlarıyla gelen başarılar
Çift, evliliklerinin ardından geçen üç yıllık süreçte, bireysel ve çiftler kategorilerinde yurt içi ve yurt dışında toplam 10 altın ve 4 bronz madalya kazanarak büyük bir başarı grafiği çizdi. 2026 yılında katıldığı üç farklı uluslararası şampiyonada da altın madalya kazanan Öner Bozbıyık, aynı sezonda üç şampiyonluk elde eden dünyadaki iki sporcudan biri olarak dünya rekoru kırdı. Maçlara eşiyle birlikte çıkmanın hem kendisi hem de izleyiciler için çok özel bir anlamı olduğunu belirten Bozbıyık, rampa operatörü olarak eşinin desteğinin başarısındaki en büyük pay sahibi olduğunu vurguluyor. Sema Bozbıyık ise eşinin başarısının arkasındaki sırrı, profesyonel bir disiplinle duygusal bağı birbirinden ayırmakta bulduklarını ifade ediyor. Şampiyonalara gittiklerinde evliliklerini bir kenara bıraktıklarını belirten Sema Bozbıyık, salonda sadece bir sporcu ve rampa operatörü olarak hareket ettiklerini, ancak maç sonunda kazandıkları madalyaların ortak bir emeğin ürünü olduğunu dile getiriyor.

Engelleri aşan bir yaşam felsefesi
Toplumdaki ön yargılara karşı duruşuyla da dikkat çeken çift, engelli bireylerin ailelerine de önemli mesajlar veriyor. Sema Bozbıyık, herkesin Öner'in şanslı olduğunu düşündüğünü ancak asıl şanslı olanın kendisi olduğunu belirterek, engelin bedende değil, zihinlerde ve kalplerde olduğunu savunuyor. Öner Bozbıyık ise köyde dört duvar arasından çıkamazken, bugün boccia sayesinde dünyayı gezdiğini ve paralimpik oyunlarında İstiklal Marşı'nı okutmayı hedeflediğini belirtiyor. Tokyo Paralimpik Oyunları'nda solunum cihazıyla maçlara çıkan sporcuların azmini örnek gösteren Bozbıyık, engelli bireylere mücadele etmekten vazgeçmemeleri çağrısında bulunuyor. Çiftin hikayesi, sadece bir spor başarısı değil, aynı zamanda sevginin ve azmin önündeki tüm engelleri nasıl yıkabileceğinin en güçlü kanıtı olarak öne çıkıyor. Birlikte seyahat eden, birlikte ter döken ve birlikte madalya kazanan Bozbıyık çifti, gelecekteki paralimpik hedefleri için çalışmalarını büyük bir kararlılıkla sürdürüyor.




