Havadis | Kilis | Kilis'in kadim zanaatı yemenicilik: Bir ömür sabırla ilmek ilmek işleniyor

Kilis'in kadim zanaatı yemenicilik: Bir ömür sabırla ilmek ilmek işleniyor

Kilis'te yarım asrı deviren ustaların ellerinde hayat bulan yemenicilik sanatı, makineleşmeye direnen yapısıyla zamana meydan okuyor. Sabır ve özveriyle sürdürülen bu geleneksel mesleğin son temsilcileri, çırak yetişmemesinin hüznünü yaşarken, el emeğinin değerini her dikişte yeniden hatırlatıyor.

Kilis'te yarım asrı deviren ustaların ellerinde hayat bulan yemenicilik sanatı, makineleşmeye direnen yapısıyla zamana meydan okuyor. Sabır ve özveriyle sürdürülen bu geleneksel mesleğin son temsilcileri, çırak yetişmemesinin hüznünü yaşarken, el emeğinin değerini her dikişte yeniden hatırlatıyor.

Kilis'in kadim zanaatı yemenicilik: Bir ömür sabırla ilmek ilmek işleniyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kilis sokaklarında yankılanan o ritmik çekiç sesleri, yüzyıllardır süregelen bir kültürün, yemeniciliğin hala yaşadığını müjdeliyor. Teknolojinin hızla dönüştürdüğü dünyada, el emeğinin en saf halini temsil eden bu zanaat, ilerleyen yaşlarına rağmen tezgahlarının başından ayrılmayan ustaların omuzlarında yükseliyor. Modern dünyanın seri üretim baskısına inat, her bir çift yemeni, ustanın sabrı ve kanaatiyle şekillenerek adeta bir sanat eserine dönüşüyor.

Makineleşmeye Direnen El Emeği

Yaklaşık 45 yıldır bu kadim mesleği icra eden Ahmet Özuslu, yemeniciliğin sadece bir deri işleme sanatı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Baba mesleğini devraldığı günden bu yana, üretimin her aşamasında el emeğinin vazgeçilmez olduğunu belirten Özuslu, mesleğin en büyük zorluğunun makineleşmeye kapalı olması olduğunu ifade ediyor. Bir ustanın sandalyesinden kalkmadan, vaktini boşa harcamadan sürekli çalışması gerektiğini söyleyen Özuslu, ortaya çıkan her ürünün arkasında büyük bir özveri ve sebat yattığını dile getiriyor. Ona göre bu mesleği ayakta tutan temel unsurlar; sabır, sebat ve kanaat duygularıdır.

Doğal Malzeme ve Mevsimsel Döngü

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların derilerinden üretilen yemeniler, özellikle yaz aylarının vazgeçilmez bir parçası olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 6 aylık bir kullanım ömrü sunan bu geleneksel ayakkabılar, hem sağlık hem de konfor açısından tercih ediliyor. Ahmet Özuslu, mesleğin ekonomik döngüsünü ise şu sözlerle özetliyor: Yaz aylarında elde edilen kazançla kışı geçirmeye çalıştıklarını belirten usta, bu mesleğin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir kültür aktarımı olduğunu da hatırlatıyor.

Gelecek Nesillere Aktarım Kaygısı

79 yaşındaki Adil Özuslu ise 60 yıllık tecrübesiyle mesleğin bugünkü durumuna dair önemli bir gerçeği gözler önüne seriyor. Kardeşiyle birlikte omuz omuza çalıştığı atölyesinde, mesleği öğrenmek isteyen gençlerin eksikliğinden duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Adil Özuslu, mesleğin sadece kendisi için değil, devlete vergi kazandıran, giyene konfor sunan ve toplumsal bir değer üreten bir yapı olduğunu savunuyor. Emekli olup kahve köşelerinde vakit geçirmek yerine, üretmenin ve bir şeyler ortaya koymanın verdiği huzuru tercih eden usta, bu tarz geleneksel mesleklerin kaybolmaması için gençlerin ilgisinin şart olduğunu vurguluyor. Kilis'in bu köklü zanaatı, ustaların ellerinde hayat bulmaya devam etse de, yarınlara taşınması için yeni ellerin bu tezgahlara dokunması bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız