Kilis'te 4 Nisan 2023 tarihinde okul çıkışında evine dönmeyen ve ailesinin tüm çabalarına rağmen bulunamayan 9 yaşındaki Suriye uyruklu Gina Mercimek'in ölümü, Türkiye'yi derinden sarsan bir trajediye dönüştü. Küçük kızın kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmaları, mahalledeki komşuları Hüseyin Boğuç'un şüpheli tavırları üzerine yoğunlaştı. Polis ekiplerinin Boğuç'un evinde yaptığı detaylı incelemeler, bahçedeki su kuyusunda boynuna briket bağlanmış halde bulunan küçük kızın cansız bedeniyle korkunç bir gerçeği ortaya çıkardı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsi raporu, Gina'nın cinsel istismara maruz bırakıldıktan sonra boğularak öldürüldüğünü kesinleştirdi. Bu vahşet üzerine evin sahibi Hüseyin Boğuç ve arkadaşı Azittin Altınöz gözaltına alınarak tutuklandı.
Yargıtay'ın bozma kararı adaleti sağladı
Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde yerel mahkeme, Hüseyin Boğuç'a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, Azittin Altınöz hakkında beraat kararı vermişti. Ancak ailenin avukatlarının karara itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, dosyayı inceledikten sonra beraat eden sanığın da cezalandırılması gerektiğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, sanıkların işlediği suçların niteliği gereği en üst hadden cezalandırılmaları gerektiğini vurguladı. Bu gelişme üzerine Kilis 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılama süreci başladı.
Sanıklar SEGBİS ile duruşmaya katıldı
Yeniden görülen karar duruşmasına, tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Hüseyin Boğuç ve Azittin Altınöz, haklarındaki suçlamaları reddederek tahliyelerini talep etti. Duruşma savcısı, her iki sanığın da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun cinsel istismarı ve nitelikli kasten öldürme suçlarından cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, savcılık mütalaası ve deliller ışığında, her iki sanığa da hiçbir indirim uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti.

Avukatlardan açıklama: En ağır cezayı aldılar
Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan ailenin avukatı Sümeyye Gökçe, üç yıldan fazla süren hukuk mücadelesinin sonucunu değerlendirdi. Yeryüzü Çocukları Derneği adına süreci yakından takip ettiklerini belirten Gökçe, mahkemenin sanıkları hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel istismar ve suçu gizlemek amacıyla kasten öldürme suçlarından en üst sınırdan cezalandırdığını ifade etti. Avukat Gökçe, sanıkların bu dünyada alabilecekleri en ağır cezaya çarptırıldıklarını vurgulayarak, adaletin yerini bulduğunu belirtti. Bu karar, toplum vicdanını yaralayan olayın ardından hukuk sisteminin çocuklara karşı işlenen suçlarda ne kadar kararlı bir duruş sergilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.