17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, binlerce aileyi bir gecede birbirinden ayırdı. Emine Cebeci, Gölcük'teki enkazdan sağ çıkarılan ancak hastaneye kaldırıldıktan sonra bir daha haber alamadığı oğlunu bulmak için imkansızı başardı. 70 yaşındaki anne, evladının izini sürmek için geçen 4 yılın sonunda mahkeme kararıyla 18 mezarın açılmasını sağladı.
Kendi elleriyle açtırdığı mezarların birinde oğlunun cenazesine ulaşan Cebeci, o günden beri yaşadığı büyük acıyı ve hukuk mücadelesini anlatıyor.
Oğlunu aradığı uzun yıllar
Cebeci, enkazdan çıkarıldıktan sonra 14 kez ameliyat oldu ancak arayışını bir an olsun bırakmadı. Hastaneleri, morgları ve emniyet birimlerini tek tek dolaştı. Kimsesizler mezarlığına gömülen kişilerin fotoğraflarını inceledi. Sonunda başlattığı hukuk mücadelesiyle 18 mezarın açılmasını sağladı ve 4 yıl süren belirsizlik oğlunun cenazesini bulmasıyla sona erdi.
Peki bu durum ne anlama geliyor
Bu hikaye, deprem sonrası yaşanan en büyük trajedilerden biri olan "kayıp" sorununu gözler önüne seriyor. Bir annenin, evladını bulmak için verdiği kararlılık, hukuk sisteminin bu tür vakalardaki rolünün de ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Cebeci'nin mücadelesi, sadece kendi evladını değil, benzer durumda olan diğer ailelerin de umudu oldu.
Bundan sonra ne olur
1999 depreminin üzerinden geçen 27 yıla rağmen, o gece yaşanan kayıpların yarattığı travmalar ve ailelerin adalet arayışı hala tazeliğini koruyor. Cebeci'nin hikayesi, deprem sonrası süreçlerde kayıt sistemlerinin ve kimlik tespitinin hayati önemini hatırlatmaya devam ediyor.