Kocaeli Derince’de yaşayan 48 yaşındaki Ender Samsa, 20 yıl önce babasının kullandığı kömürlüğü profesyonel bir üretim merkezine dönüştürdü. Emekli makine teknisyeni olan Samsa, gününün tamamını 12 metrekarelik bu küçük alanda pirinç ve bakır işleyerek geçiriyor.
Tarihi aydınlatma aracı yeniden sahnede
Samsa’nın atölyesindeki en dikkat çekici çalışmalar, 1800’lü yıllarda kullanılan karpit lambaları. Şu ve kalsiyum karbür taşının tepkimesiyle asetilen gazı üreten bu sistem, usta ellerde modern bir mühendislikle birleşiyor. Samsa, ürettiği lambaların tanklarını 82 bar basınca dayanacak şekilde tasarlayarak hem nostaljik görünümü koruyor hem de güvenlik standartlarını yüksek tutuyor.
Yerli üretim için yeni nesillere mesaj
Yaptığı ürünlerle gençlere "kendi değerlerimizi üretmeliyiz" mesajı veren Samsa, sadece tamiratla yetinmiyor. Çakmak, pipo ve özel saklama kapları gibi özgün tasarımlarıyla dünya pazarını hedefliyor. "Geçmişini bilmeyen gelecekte başarılı olamaz" diyen Samsa, babasından devraldığı bu zanaat ateşini, kendi çocuklarına ve meraklı gençlere aktararak bir gelenek oluşturmayı amaçlıyor.
Peki bu durum senin hayatında neyi değiştirir?
Eğer antika meraklısıysan veya "neden günümüzde 10 yıl dayanan ürün yok" diye dertleniyorsan, Samsa’nın yaklaşımı sana ilham verebilir. Seri üretim yerine uzun ömürlü, tamir edilebilir ve doğayla uyumlu tasarımların yeniden kıymet kazandığı bir döneme giriyoruz. Samsa’nın bu küçük atölyesinden çıkan parçalar, aslında sadece birer lamba değil; tüketim çılgınlığına karşı verilen küçük bir mühendislik savaşı.
Önümüzdeki günlerde Samsa'nın yeni projeleri ve atölyesini genişletme planları merak konusu. Acaba bu el emeği ürünler, modern dünyada beklediği karşılığı küresel ölçekte bulabilecek mi?