Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini ağırlamaya devam ederken, yazar İsmail Hakkı Aydın'ın Düşüncenin Felsefesi başlıklı söyleşisi katılımcılardan büyük ilgi gördü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, bilimsel düşünce yapısından modern dünyanın getirdiği dijital zorluklara kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Aydın, özellikle genç nesillerin öğrenme süreçlerine dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Aydın, bilginin sadece bir tıklama uzağımızda olduğu bu çağda, zihinsel üretkenliğin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Zekanın ötesinde bir başarı formülü: Emek ve merak
Başarının sadece doğuştan gelen bir yetenek veya yüksek bir zeka seviyesiyle açıklanamayacağını savunan İsmail Hakkı Aydın, bilimsel gelişimin temelinde yatan gerçek unsurları sıraladı. Aydın, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, zekaya olan genel inancın aksine, kendisinin azme, hırsa, alın terine ve şüpheye inandığını belirtti. Bilgiye ulaşmanın artık çok kolaylaştığı bir dönemde, ulaşılan bilginin özümsenmesi ve üretime dönüştürülmesinin asıl mesele olduğunu vurgulayan yazar, ilim ve bilimin ancak açlık, merak ve yoğun bir çalışma disipliniyle elde edilebileceğini ifade etti.
Dijital tembellik tuzağına karşı dikkatli olun
Teknolojik imkanların sunduğu kolaylıkların, araştırma ve sorgulama alışkanlıklarını köreltebileceği uyarısında bulunan Aydın, özellikle öğrencileri dijital tembellik konusunda uyardı. Hazır bilgiye konmanın ve dijital kopyacılığın öğrenme sürecini yüzeyselleştirdiğini belirten Aydın, zihinsel gelişimin süreklilik gerektiren bir süreç olduğunu hatırlattı. Gençlere, bizzat emek vererek ve üzerinde düşünerek öğrenmenin önemini aşılayan yazar, bilginin sadece depolanacak bir veri değil, hayatın içine katılması gereken bir değer olduğunu savundu.
Eğitimde ailelerin sorumluluğu ve ahlaki değerler
Okuma kültürünün sadece metinleri gözden geçirmekten ibaret olmadığını belirten Aydın, İkra emrinin derin anlamını oku, anla, yaşa ve yaz şeklinde özetledi. Toplumsal gelişimin ancak iyi yetişmiş bireylerle mümkün olabileceğini vurgulayan yazar, bu noktada ailelere büyük görevler düştüğünü belirtti. Çocukların kişilik gelişiminde anne ve babaların tutumlarının belirleyici olduğunu ifade eden Aydın, gelecek nesillerin ahlaki değerlerle donatılmasının toplumun geleceğini şekillendireceğini söyledi. İnsanın yaşam amacının sadece kendi konforunu sağlamak olmadığını, doğaya ve tüm canlılara karşı sorumluluk taşıması gerektiğini belirten Aydın, söyleşinin sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtladı ve kendisine takdim edilen teşekkür plaketiyle programı noktaladı.