Konya'nın Beyşehir ilçesine bağlı Sadıkhacı Mahallesi, son otuz yıla yaklaşan bir süredir tarımsal üretim alışkanlıklarını kökten değiştiren bir başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. Geleneksel olarak buğday ve arpa ekiminin hakim olduğu topraklarda, bugün kırmızı mercimek üretimi tartışmasız bir üstünlük kurmuş durumda. Mahalledeki çiftçilerin tamamının yöneldiği bu özel ürün, sadece yerel ekonomiyi canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası pazarlarda da aranan bir lezzet haline geliyor.
Geleneksel tarımdan küresel pazara
Sadıkhacı Mahallesi'nde yaklaşık 2 bin dönümlük geniş bir alanda özenle yetiştirilen kırmızı mercimek, hasat edildikten sonra Mersin Limanı üzerinden dünya genelindeki sofralara ulaştırılıyor. Avrupa ülkelerinden Arap coğrafyasına ve geniş Orta Doğu pazarlarına kadar uzanan bu ticaret ağı, bölge çiftçisinin emeğini küresel ölçekte değerlendirmesine olanak tanıyor. Üreticiler, buğday ve arpa gibi geleneksel ürünlerin artık ikinci planda kaldığını, kırmızı mercimeğin ise bölgenin ekonomik kalkınmasında lokomotif görevi üstlendiğini ifade ediyor.
Coğrafi işaretle değerini artıracaklar
Mahalle muhtarı Nuh Kar, bölgedeki mercimek üretiminin sadece bir tarım faaliyeti değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline geldiğini vurguluyor. Yaklaşık 650 çiftçinin aktif olarak tarımsal üretimle uğraştığı mahallede, ürünün kalitesini tescillemek ve ekonomik değerini daha üst seviyelere taşımak için hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda, Sadıkhacı mercimeğinin coğrafi işaret alması için resmi süreçler başlatılmış durumda. Ayrıca, ürünün daha profesyonelce pazarlanabilmesi adına mahallede bir paketleme tesisi kurulması için de girişimler devam ediyor.
Desteklerle güçlenen üretim süreci
Bölgedeki üreticiler, mercimek tarımının sürdürülebilirliği noktasında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile diğer tarım teşkilatlarının sağladığı katkıların hayati önem taşıdığını belirtiyor. Tohum desteği ve teknik rehberlik gibi alanlarda verilen bu destekler, üreticinin motivasyonunu artırırken, ürünün kalitesinin korunmasına da yardımcı oluyor. Sadıkhacı halkı, çeyrek asır önce başlayan bu serüvenin, bugün hem yerel hem de uluslararası düzeyde bir başarı hikayesine dönüşmesinden büyük gurur duyuyor. Gelecek dönemde, kurulması planlanan tesisler ve alınacak coğrafi işaret tescili ile birlikte, bu kırmızı altının dünya pazarındaki payının daha da artması hedefleniyor.