Konya, bu yıl metrekareye düşen 450 milimetre yağışla son 60 yılın en bereketli dönemlerinden birini geçiriyor. Yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 üzerine çıksa da, şehrin altındaki su seviyeleri bu bolluktan beklenen düzeyde faydalanamıyor.
Yağışlar kurtarıcı değil
Uzmanlar, bu yılki yoğun yağışların sadece kuraklığın yıkıcı etkisini yavaşlattığını belirtiyor. Konya Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Fetullah Arık, özellikle buğday ve arpa tarlalarında sulama ihtiyacının azalmasıyla yeraltı sularındaki çekilmenin hız kestiğini ifade ediyor. Ancak bu durum, havzadaki su krizinin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Tarımsal faaliyetler, yağan yağmurdan çok daha hızlı bir şekilde yeraltı suyunu tüketmeyi sürdürüyor.
450 metrede su arıyoruz
Konya'nın kuzey bölgelerinde durum daha kritik bir hal alıyor. Bölgedeki üreticiler, 450 metre derinliğe kadar inen kuyularda bile suya ulaşmakta zorlanıyor. Dışarıdan havzaya su aktarımı yapılmadığı sürece, mevcut kaynakların tasarruflu kullanılması tek seçenek olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki süreçte yağışlı dönemin devam etmesi, yeraltı dengesinin kurulması için tek umut kaynağı olmaya devam ediyor.