Kütahya Sportif Olta Balıkçılığı Derneği üyeleri, bir hafta boyunca Enne Barajı'nda konakladı. Amaçları en büyük balığı yakalamak değil, bu sporun gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktı. Kampın sonunda oltalarına takılan 12 balığın her birini titizlikle sudan çıkardılar, ölçtüler, tarttılar ve ardından hepsini yeniden suya bıraktılar.

Kampta yakalanan balıkların ağırlığı 16 kilo ile 26 kilo arasında değişiyor. Sporcu Selman Önder, asıl amaçlarının balık tutmak değil, yaşatmak olduğunu söyledi: "Biz balığı yaşatmak için, herkese örnek olmak için buradayız."

Balıkların canı acıyor mu?
Dernek üyesi Beyza Özyağman, en çok merak edilen soruyu yanıtladı: "Balıkların canı acımıyor mu?" Özyağman, kullandıkları özel iğneler ve balıkların ağız yapısındaki kıkırdaksı doku sayesinde acı hissetmediklerini anlattı. İğne çıkarıldıktan sonra balığa antiseptik sprey sıktıklarını ve öyle doğaya saldıklarını ekledi.

Gelecek nesiller için 'yakala ve bırak'
Turgut Akbulut ise herkesin balık tutabildiğini ama herkesin salmayı bilmediğini vurguladı. Bu zevkin gelecek nesillere de kalması gerektiğini belirten Akbulut, "Balığı öpelim, sevelim, lütfen geri salalım" çağrısında bulundu. Ekip, Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu'na bağlı derneklerin eğitimleriyle bilinçli bir toplum oluşturmayı hedefliyor.


