Havadis | Magazin | İşte kaynak metni temel alarak, Havadis sitesi için magazin kategorisinde, tamamen özgün ve editoryal kalitede hazırlanmış haber metni

İşte kaynak metni temel alarak, Havadis sitesi için magazin kategorisinde, tamamen özgün ve editoryal kalitede hazırlanmış haber metni

Çelik, özel hayatın gizliliğini gerekçe göstererek yıllarca sustuğunu ancak artık gerçekleri anlatma zorunluluğu hissettiğini söyledi.

Çelik, özel hayatın gizliliğini gerekçe göstererek yıllarca sustuğunu ancak artık gerçekleri anlatma zorunluluğu hissettiğini söyledi.

İşte kaynak metni temel alarak, Havadis sitesi için magazin kategorisinde, tamamen özgün ve editoryal kalitede hazırlanmış haber metni

Özlem Gültekin davasında kan donduran iddia: Eşi Erhan Çelik ilk kez konuştu, 'O görüntüleri satmaya çalıştılar'

Özlem Gültekin in ölümünde sır perdesi aralanıyor! Erhan Çelik sessizliğini bozdu: Tüm delilleri atmışlar 1

İzmir'deki kliniğinde hayatını kaybeden Dr. Özlem Gültekin'in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, boşanma aşamasındaki eşi Erhan Çelik hakkındaki suçlamalara yanıt verdi. Çelik, özel hayatın gizliliğini gerekçe göstererek yıllarca sustuğunu ancak artık gerçekleri anlatma zorunluluğu hissettiğini söyledi.

Özlem Gültekin in ölümünde sır perdesi aralanıyor! Erhan Çelik sessizliğini bozdu: Tüm delilleri atmışlar 2

13 Ağustos'ta İzmir'deki muayenehanesinde rahatsızlanarak yaşamını yitiren ünlü kadın doğum uzmanı Dr. Özlem Gültekin'in ölümü, Türkiye'nin gündemine oturdu. Olayın ardından gözler, boşanma sürecindeki eşi sunucu ve iş insanı Erhan Çelik'e çevrilmişti. Uzun süren sessizliğini kendi YouTube kanalında bozan Çelik, hem hakkındaki iddialara yanıt verdi hem de ölümün perde arkasında yaşananları anlattı.

Özlem Gültekin in ölümünde sır perdesi aralanıyor! Erhan Çelik sessizliğini bozdu: Tüm delilleri atmışlar 3

"İFTİRALARA DAHA FAZLA SESSİZ KALAMADIM"

Açıklamasına, bugüne kadar neden konuşmadığını anlatarak başlayan Erhan Çelik, asıl amacının henüz çok küçük yaştaki oğlunu korumak olduğunu belirtti. Çelik, "O kadar sabrettim ki adeta taş oldum ama yine de tek kelime etmedim. Ancak yaşanan vicdansızlık ve acımasız saldırılar karşısında daha fazla susmam mümkün değildi" dedi. Ölümün hemen ardından ailecek ortak bir açıklama yaparak herkesten saygı ve sessizlik istediklerini hatırlatan Çelik, buna rağmen özellikle sosyal medyada ve bazı yayın organlarında iftira niteliğinde haberlerin önünün alınamadığını ifade etti.

"DELİLLER ÇÖPTEN ÇIKTI"

Ölümün şüpheli bulunma nedenlerine de değinen Erhan Çelik, savcılığın elindeki güçlü bulgulara dikkat çekti. Olay günü kliniğinde bulunan üç personelin ifadesinde, merhumenin son iki gün boyunca klinikten hiç ayrılmadığının ve anestezi maddesi olan propofolün aşırı dozda kullanıldığının belirtildiğini aktardı. Çelik, asıl dikkat çekici detayın ise polis ekipleri gelmeden önce yaşananlar olduğunu söyledi: "Olay yerini adeta pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler. Tüm deliller çöpe atılmış. Neyse ki olay yeri inceleme ekipleri titiz çalışarak bu malzemeleri çöp konteynerinde bularak delil olarak kayıt altına aldı. Ayrıca kameraların kayıt yapmadığı söyleniyor ancak bu kameraların daha önce başka bir davada çalıştığına dair ifadeler mevcut. İşte bu yüzden savcılık ölümü şüpheli buluyor."

"BAĞIMLILIĞINI KAMERADAN ÖĞRENDİM"

Hakkında çıkan "eşinin ölümüne sebebiyet verdiği" yönündeki suçlamalara da yanıt veren Çelik, merhumenin madde kullanımının çok eskilere dayandığını öne sürdü. Özlem Gültekin'in 12 yıllık bir anestezi maddesi bağımlılığı olduğunu iddia eden Çelik, bu durumu evliliklerinin ilerleyen yıllarında, 2023'te evdeki güvenlik kamerası kayıtlarını incelerken tesadüfen fark ettiğini anlattı. Maddeleri nereden temin ettiğini ve kendisine kimlerin sağladığını telefon ve bilgisayarındaki yazışmalardan tespit ettiğini belirten Çelik, tüm bu dijital delilleri avukatı aracılığıyla savcılığa teslim ettiğini söyledi.

"2 YIL BOYUNCA TEDAVİ ETTİRMEYE ÇALIŞTIM"

Kendisine yöneltilen "yaşarken neden bir şey yapmadın" eleştirilerine de sert cevap veren Erhan Çelik, 2023'ten bu yana yaklaşık iki yıl boyunca eşini hem yurt içinde hem de yurt dışında tedavi ettirmek için büyük çaba sarf ettiğini ancak başarılı olamadığını kaydetti. Ocak 2025'te İstanbul 13. Aile Mahkemesi'ne boşanma davası açtığını ve tüm bu sürece ilişkin delilleri mahkemeye sunduğunu ifade eden Çelik, "O iç parçalayan görüntüleri oğlumun geleceği için ne medyayla ne de kamuoyuyla paylaştım. Mahkemede ve savcılıkta gizlilik kararı alınmasını bizzat ben talep ettim" dedi.

"ŞANTAJ İDDİASI ÇARPITILDI"

Gündeme damga vuran "görüntüleri satın aldı" iddiasının da tamamen çarpıtıldığını savunan Çelik, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Merhumenin yanında çalışan yardımcısı, elindeki görüntüleri satmak için bana ulaştı. Bu görüntülerin başkalarına da satılıp oğlumun karşısına çıkabileceğini düşünerek elimdeki yazışmalarla birlikte hemen emniyete gittim. Polislerin planı doğrultusunda suçüstü yapılmasını sağladım ve o kadın cezaevine gönderildi. Bu olay vefattan 6-7 ay önce yaşandı. Şimdi olayı çarpıtıp 'Merhumun görüntülerini satın alırken suçüstü yapıldı' diye haber yapıyorlar. Ben ihbar ettim, ben engelledim ama algı operasyonu böyle yürüyor işte." Çelik, bilgi sahibi olmadan yorum yapan herkese hakkını helal etmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız