Malatya'nın Pütürge ilçesine bağlı Gündüz Mahallesi'nde yaşayan Mecit Yüksel, modern arıcılık tekniklerinin gölgesinde kalmış kadim bir yöntemi, dedelerinden miras kalan toprak kovanları kullanarak yaşatıyor. Tam 25 yıldır arıcılık sektörünün içinde olan Yüksel, son 10 yıldır ağırlığını tamamen bu geleneksel yöntemlere vererek, doğanın sunduğu en saf haliyle bal üretimi gerçekleştiriyor. Toplamda 310 kovana sahip olan üretici, bunların 60 tanesini tamamen ata mirası olan toprak kovanlardan, geri kalan 250 tanesini ise fenni kovanlardan oluşturarak üretim kapasitesini dengeliyor. Bu sezon elde ettiği yaklaşık 2 tonluk bal üretimiyle, hem geleneksel yöntemlerin verimliliğini kanıtlıyor hem de bölgenin doğal zenginliğini korumaya devam ediyor.
Doğallığın peşinde geçen çeyrek asır
Yüksel, toprak kovanlarda üretilen balın kalitesini, hiçbir dış müdahale olmaksızın arının kendi doğal döngüsüne bırakılmasına bağlıyor. Bu kovanlarda şeker, şerbet veya herhangi bir katkı maddesi kullanmanın söz konusu olmadığını vurgulayan üretici, bu yöntemin sadece bir üretim biçimi değil, aynı zamanda bir kültür aktarımı olduğunu belirtiyor. Toprak kovan balının kilogramını 3 bin TL, kara kovan balını 2 bin TL, petek balını bin 200 TL ve süzme balı ise bin 100 TL seviyelerinden satışa sunan Yüksel, ürünün gerçek değerini bilenlerle buluşturmanın gayreti içinde olduğunu ifade ediyor.
Ekonomik zorluklar ve gezginci arıcılığın sonu
Arıcılık sektörünün karşı karşıya kaldığı en büyük engellerden birinin, piyasada hızla yayılan sahte bal ürünleri ve haksız rekabet ortamı olduğunu dile getiren Yüksel, gerçek üreticilerin bu durumdan ciddi zarar gördüğünü belirtiyor. Türkiye'deki gerçek ve şekersiz bal üretiminin ülke ihtiyacının dörtte birini bile karşılamakta zorlandığı bir dönemde, piyasada çok düşük fiyatlarla satılan balların tüketicide kafa karışıklığı yarattığını savunuyor. Tüketicilere, balı market raflarından veya güvenilir olmayan kaynaklardan almak yerine, doğrudan arıcının kendisine ulaşarak temin etmeleri konusunda ısrarlı bir çağrıda bulunuyor.
Maliyetler üreticiyi yerinde saymaya zorluyor
Gezginci arıcılığın artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirten Yüksel, kendi yaşadığı zorlukları şu sözlerle özetliyor: Yıllar önce kışlatma amacıyla Adana'ya düzenli olarak giderdik, ancak mazot ve nakliye giderlerindeki astronomik artışlar nedeniyle son 4-5 yıldır bu imkanımız kalmadı. Benim gibi arıcıların büyük bir çoğunluğu artık yola çıkamıyor. Geçmiş yıllarda bir kilo balın değeriyle üç-dört kilo et alınabilirken, günümüzde bir kilo balın ancak bir kilo et ile eşdeğer hale gelmesi, sektördeki alım gücünün ve emeğin karşılığının ne kadar eridiğini gözler önüne seriyor. Bu ekonomik tablo, geleneksel yöntemlerle üretim yapan arıcıların ayakta kalma mücadelesini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.