Malatya İnönü Üniversitesi kampüsü, 7 Ekim Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde anlamlı bir protestoya ev sahipliği yaptı. İslami Kardeşlik Platformu çatısı altında birleşen öğrenci toplulukları, Filistin halkının yaşadığı acılara dikkat çekmek ve küresel vicdana seslenmek amacıyla geniş katılımlı bir destek yürüyüşü düzenledi. Üniversitenin Pembe Yol güzergahından başlayan yürüyüşe Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, rektör yardımcıları, üniversite yönetimi, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Ellerinde Filistin bayrakları ve çeşitli dövizlerle yürüyen kalabalık, İlahiyat Camisi'ne kadar sloganlar eşliğinde ilerledi.
Direnişin ve uyanışın sembolü olarak 7 Ekim
Yürüyüşün ardından İlahiyat Camisi önünde toplanan grup, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle programı başlattı. Söz ve Kalem Gençlik Topluluğu Başkanı Zülküf Yokuş, yaptığı konuşmada 7 Ekim tarihinin Müslüman coğrafyası için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Yokuş, bu tarihin sadece bir olay değil, aynı zamanda bir uyanışın ve direnişin başlangıcı olduğunu ifade ederek, "Bizler için 7 Ekim bir son değildir. Uyanışın, direnişin ve inşallah mutlak zaferin ilk adımıdır" şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, katılımcılar tarafından büyük bir destekle karşılandı.
Siyonizm ideolojisine karşı bilinçli duruş
Programın devamında kürsüye gelen İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Bekiroğlu, Aksa Tufanı'nın arka planını ve Siyonizm ideolojisinin temel taşlarını akademik bir perspektifle analiz etti. Siyonizmin üstün ırk, seçilmiş ırk ve vadedilmiş topraklar gibi kavramlar üzerine inşa edildiğini belirten Bekiroğlu, bu ideolojinin özünde soykırımcı bir kültür barındırdığını savundu. Sadece bireysel boykotların yeterli olmadığını ifade eden Bekiroğlu, sivil toplum bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini ve bu mücadelenin daha geniş bir toplumsal zemine yayılmasının şart olduğunu dile getirdi.
Rektör Akpolat'tan gençlere bilim ve teknoloji çağrısı
Öğrencilerin Filistin konusundaki duyarlılığını takdirle karşılayan Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, zulme karşı sessiz kalmanın bir tercih değil, bir suç ortaklığı olduğunu belirtti. Akpolat, "Zulme sessiz kalanlar, zulme seyirci kalanlar da en az zalimler kadar suçludur. Bu tarihe not olarak düşecektir. Biz de bugün burada zulme sessiz kalmadığımızı ve zulme ortak olmadığımızı zalimlere ve tüm dünyaya duyurmak için bir aradayız" ifadelerini kullandı. Konuşmasında öğrencilere sadece slogan atmakla yetinmemeleri gerektiğini hatırlatan Rektör Akpolat, bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirerek dünyayı değiştirecek güce ulaşmaları çağrısında bulundu. Müslümanlar arasındaki bölünmüşlüğün Siyonistlerin işine yaradığını hatırlatan Akpolat, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Program, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Polat tarafından yapılan dua ile sona erdi.