Malatya Büyükşehir Belediyesi, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında önemli bir zirveye ev sahipliği yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğiyle gerçekleşen toplantıda, iklim kriziyle mücadele eden şehirlerin nasıl daha güçlü inşa edileceği masaya yatırıldı.
Dünya genelinden banka temsilcileri, akademisyenler ve yerel yönetim liderlerinin katıldığı bu buluşma, sadece bir panel değil, aynı zamanda geleceğin şehirlerini planlama toplantısı oldu. Deprem sonrası Malatya’nın yeniden ayağa kalkma sürecini "iklim direnciyle" birleştiren yerel yönetim, kuraklık ve afet riskine karşı yerel çözümlerin küresel ölçekteki önemini vurguladı.
Şehirlerin yeni sınavı
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, iklim değişikliği ve afet riskinin birbirinden ayrılamayacağını belirtti. Şehrin su kaynaklarını korumak için hayata geçirilen alternatif projeleri ve tarımsal sulama tesislerini örnek gösteren Er, "Afetin vurduğu şehirler umutsuzluğun değil, umudun merkezi olabilir" diyerek vizyonlarını ortaya koydu. İLBANK ise bugüne kadar 6 milyar avroyu bulan uluslararası proje portföyüyle, yerel yönetimlerin bu zorlu süreçte finansal ve teknik olarak yalnız bırakılmadığını hatırlattı.
Japonya'dan destek mesajı
Toplantıya video mesajıyla katılan Japonya Büyükelçisi Tamura Masami, Türkiye ve Japonya’nın benzer afet deneyimlerine sahip olduğunu belirtti. JICA'nın taşkın kontrolü ve risk azaltma projelerinde Türkiye ile ortaklık yapmaya hazır olduğunu ifade eden Masami, bu tür uluslararası iş birliklerinin şehirlerin kırılganlığını azaltacağını kaydetti. Şimdi gözler, Malatya’da konuşulan bu çözüm önerilerinin Antalya’da yapılacak ana konferansta nasıl bir eylem planına dönüşeceğine çevrildi.