Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki Hasan Yerebakan, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği örnek bir fedakarlıkla gündeme geldi. Emekli bir mobilya ustası olan Yerebakan, 65 yaşındaki ağabeyi Mehmet Yerebakan'ın böbrek nakline ihtiyaç duyduğunu öğrendiğinde hiç tereddüt etmeden kendi böbreğini bağışlama kararı aldı. Başarıyla sonuçlanan operasyonun ardından hem kendisi hem de ağabeyi için yeni bir dönem başlarken, Yerebakan sağlığına kavuşan ağabeyinin mutluluğuyla huzur buldu. Ancak bu süreç, Yerebakan'ın yıllardır sürdürdüğü çalışma temposunda da köklü bir değişikliğe gitmesine neden oldu.

Meslekten sanata uzanan yolculuk
Ortaokul yıllarında ilkokul öğretmeninin keşfettiği ahşap yeteneğiyle mobilya sektörüne adım atan Hasan Yerebakan, uzun yıllar boyunca villaların ahşap dekorasyonlarından pergole yapımına kadar pek çok ağır işte çalıştı. Emekliliğine kısa bir süre kala yaşadığı organ nakli süreci, onu fiziksel olarak daha fazla dikkat etmesi gereken bir yaşam tarzına yöneltti. Ağır efor gerektiren mobilya işlerini geride bırakan Yerebakan, ahşaba olan derin tutkusunu ise terk etmedi. Şehzadeler ilçesindeki tarihi Kurşunluhan'da kendine küçük bir atölye kuran usta, artık devasa mobilyalar yerine doğanın sunduğu küçük parçalara odaklanmaya başladı.

Doğanın reddettiği ağaçlara hayat veriyor
Mobilya sektöründe genellikle tercih edilmeyen çınar ağaçlarını sanata dönüştüren Yerebakan, bu özel ağaçları bulmak için dere boylarını karış karış geziyor. Özellikle piton yılanı figürü gibi detaylı çalışmalar yapabilmek için günlerce uygun dal aradığını belirten Yerebakan, bir eseri için bazen 70 kilometre yol kat ettiğini ifade ediyor. Doğada atıl durumda bulunan, kimsenin yüzüne bakmadığı çınar dallarını uzun uğraşlar sonucunda şekillendiren usta, bu süreci bir tür rehabilitasyon olarak tanımlıyor. Ahşap tabaklar, el boyaması objeler ve yılan figürleri gibi eserler ortaya çıkaran Yerebakan, üretmenin kendisine hem fiziksel hem de ruhsal anlamda büyük bir şifa kaynağı olduğunu vurguluyor.

Üretmenin getirdiği huzur
Organ bağışının ardından yaşam kalitesini artırmak için daha dikkatli bir rutin benimseyen Hasan Yerebakan, atölyesinde geçirdiği her dakikanın kıymetini biliyor. Yıllarını verdiği ahşapla olan bağının, ameliyat sonrası dönemde çok daha farklı bir boyuta evrildiğini belirten Yerebakan, insanların beğenisine sunduğu her bir objede ayrı bir emek ve sabır olduğunu dile getiriyor. Ürettikçe kendini daha iyi hissettiğini belirten usta, insanlara güzel şeyler sunmanın verdiği hazzın, yaşadığı tüm zorlukları unutturduğunu ifade ediyor. Bugün Kurşunluhan'daki atölyesinde, doğadan topladığı parçaları birer sanat eserine dönüştürerek hem geçmişteki ustalığını konuşturuyor hem de yeni bir yaşamın tadını çıkarıyor.




