Türkiye'nin tarımsal üretiminde stratejik bir öneme sahip olan Manisa'da, Sultaniye cinsi çekirdeksiz kuru üzüm hasadının tamamlanıp ürünlerin kurutulmasının ardından beklenen hareketlilik başladı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi adına kuru üzüm alım sürecini resmen başlattı. Saruhanlı ilçesi Koldere Mahallesi'nde kurulan alım noktasına ürünlerini getiren çiftçiler, traktörleriyle kilometrelerce uzanan kuyruklar oluşturarak teslimat sırasına girdi.

Piyasada denge sağlayan fiyat politikası
TMO tarafından açıklanan güncel fiyat tarifesi, üreticinin beklentilerini büyük oranda karşıladı. Kurum, 10 numara üzüm için 100 lira, 9 numara için 95 lira, 8 numara için 90 lira ve 7 numara için ise 85 lira olarak belirlenen fiyatlarla alım yapacağını duyurdu. Bu fiyatlar, piyasadaki serbest tüccarın sunduğu 50-55 lira bandındaki tekliflerin çok üzerinde kalarak üretici için ciddi bir ekonomik güvence oluşturdu. Saruhanlı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Okur, TMO'nun piyasaya girmesinin fiyatları regüle ettiğini ve üreticiyi koruduğunu vurguladı.

Döküm yöntemiyle kolaylaşan teslimat süreci
Bu yılki alım sürecinde dikkat çeken bir diğer yenilik ise teslimat yönteminde yaşandı. Geçmiş yıllarda çuvallanarak teslim edilen ürünler, bu yıl TMO'nun aldığı yeni kararla döküm yöntemiyle kabul edilmeye başlandı. Bu uygulama, çiftçilerin iş yükünü önemli ölçüde hafifletirken, süreçteki verimliliği de artırdı. Üreticiler, ürünlerini daha hızlı ve zahmetsiz bir şekilde teslim edebilmenin memnuniyetini yaşarken, TMO'nun 21 gün içerisinde ödeme yapacak olması da çiftçinin nakit ihtiyacını karşılaması açısından büyük bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Ekonomik fark üreticinin cebine yansıyor
Koldere'deki alım noktası, sadece Saruhanlı'daki üreticilere değil, Manisa merkez ve çevre ilçelerden gelen çiftçilere de hizmet vererek bölgedeki yoğunluğu göğüslüyor. Tüccar ile TMO arasındaki 25-30 liralık fiyat farkının, çiftçinin işçi maliyetlerini karşılamada kritik bir rol oynadığını belirten Aydoğan Okur, bu durumun tarımsal sürdürülebilirlik için hayati önem taşıdığını ifade etti. Okur, önümüzdeki günlerde alım kapasitesinin artırılması ve daha fazla ekiple çalışılması durumunda, çiftçinin elinde kalan tüm ürünlerin kısa sürede değerlendirilebileceğini belirterek devlet yetkililerinden bu konuda destek beklediklerini dile getirdi.



