Manisa’nın Demirci ilçesi, yılın bu döneminde toprağın sunduğu en tatlı ödüllerden biri olan incir hasadının yarattığı hareketlilikle güne başlıyor. Bölge ekonomisi için kritik bir öneme sahip olan yerli siyah ve sarı incirlerde beklenen hasat dönemi, üreticilerin büyük bir özveriyle bahçelere girmesiyle resmen start aldı. Boyacık, Mezitler, Alaağaç, Ayvaalan, Ahmetler ve Hırkalı mahallelerinde yoğunlaşan bu hummalı çalışma, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tazeliği koruma gayesiyle büyük bir titizlikle yürütülüyor. Toplanan ürünler, kalitelerine ve ebatlarına göre sınıflandırılarak kasalara yerleştiriliyor ve yaklaşık iki ay sürecek olan bu süreçte İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyükşehirlerin pazarlarına sevk edilmek üzere hazırlanıyor. Özellikle Boyacık Mahallesi'nde mevsimsel yağışların sağladığı bereket, bu yıl rekolte beklentilerini de yukarı taşıyor.
Asırlık geleneklerle gelen doğal lezzet
Üreticiler, incirlerin meyve tutumunu sağlamak için modern tarım tekniklerinden ziyade atalarından miras kalan yöntemlere sadık kalmayı tercih ediyor. Dışarıdan getirilen ve yoz olarak adlandırılan erkek incirlerin dizilerek ağaçlara asılmasıyla gerçekleştirilen ilekleme işlemi, doğal yolla döllenmeyi mümkün kılıyor. Bu geleneksel yöntem, ürünün kalitesini ve verimini doğrudan etkileyen en önemli aşama olarak kabul ediliyor. Kimyasal gübre veya ilaç kullanımından kaçınan bölge çiftçisi, ağaçların bakımını organik hayvan gübresiyle destekleyerek tamamen doğal bir üretim süreci yürütüyor. Elde edilen ürünler, bölgeye gelen toptancılara satıldığı gibi Simav, Köprübaşı, Salihli ve Gediz gibi çevre ilçelerin semt pazarlarında doğrudan tüketiciyle buluşturuluyor.
12 bin ağaçtan 185 tonluk bereketli beklenti
İlçe genelindeki üretim potansiyelini değerlendiren Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, bölgedeki 415 dekar alana yayılan 12 bin 310 adet incir ağacından yıllık ortalama 185 ton rekolte elde edildiğini belirtti. Çiftçilerin gelir düzeyini artırmak adına ziraat mühendisleri eşliğinde düzenli eğitimler verdiklerini ifade eden Şenyurt, bölgenin incir üretimindeki potansiyelinin her geçen yıl daha da belirginleştiğini vurguladı. Üreticiler ise bu süreci bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. 70 yaşındaki üretici Sabri Erdem, Nisan ayında ağaç diplerinin sürülmesiyle başlayan bakım sürecinin, Eylül ve Ekim aylarında meyvelerin toplanmasıyla zirveye ulaştığını anlatıyor. Erdem, bu zahmetli ama bir o kadar da keyifli sürecin Kasım ayına kadar devam ettiğini dile getiriyor.
Dededen toruna geçen bir üretim mirası
İncir üreticiliğini bir aile mirası olarak sürdüren Lütfü Karatekeli, ürünlerin doğallığının korunmasının en büyük öncelikleri olduğunu ifade ediyor. Kış aylarında yapılan budama ve belleme işlemlerinin ardından Haziran ayında gerçekleştirilen ilekleme süreciyle başlayan döngü, Temmuz başından Kasım sonuna kadar taze ürün alabilmelerine olanak tanıyor. Tamamen organik yöntemlerle yetiştirilen bu incirler, hem lezzetleri hem de doğallıklarıyla pazarlarda yoğun ilgi görüyor. Üreticiler, sabahın erken saatlerinde dalından koparılan incirlerin, tazeliğini yitirmeden sofralara ulaşmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtiyor. Demirci'nin bereketli topraklarında yetişen bu özel ürünler, hem yerel ekonomiye can suyu oluyor hem de bölgenin tarımsal kimliğini güçlendirmeye devam ediyor.