Havadis | Manisa | Tarihin derinliklerinden bugüne: Alaşehir’de kadın olmanın binlerce yıllık hikâyesi

Tarihin derinliklerinden bugüne: Alaşehir’de kadın olmanın binlerce yıllık hikâyesi

Alaşehir Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir seminer, bölgenin antik dönemlerden modern zamanlara uzanan kadın figürlerini ve toplumsal bellekteki yerini mercek altına alarak katılımcılara unutulmaz bir kültürel yolculuk sundu.

Alaşehir Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir seminer, bölgenin antik dönemlerden modern zamanlara uzanan kadın figürlerini ve toplumsal bellekteki yerini mercek altına alarak katılımcılara unutulmaz bir kültürel yolculuk sundu.

Tarihin derinliklerinden bugüne: Alaşehir’de kadın olmanın binlerce yıllık hikâyesi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Alaşehir’in tarihsel dokusunda iz bırakan kadın figürleri, Kurşunlu Han’ın tarihi atmosferinde düzenlenen özel bir etkinlikte yeniden hayat buldu. Alaşehir’in Kadim Kadınları-Kentin Dişi Belleğine Yolculuk başlığıyla gerçekleştirilen seminere, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nun eşi Selen Öküzcüoğlu ve çok sayıda ilçe sakini kadın yoğun bir katılım gösterdi. Etkinlik, Anadolu’nun mitolojik ve kültürel mirasında kadının üstlendiği dönüştürücü rolü anlamak adına önemli bir buluşma noktası oldu.

Dokuz bin yıllık bir kültürel miras

Seminerin konuşmacısı olan yazar, araştırmacı ve eğitmen Hüma Zeybek, katılımcıları Anadolu topraklarının dokuz bin yıllık derinliklerine uzanan bir yolculuğa çıkardı. Zeybek, bu geniş zaman dilimini ele alırken amacının kadını tanrılaştırmak değil, bu toprakların taşıdığı kadim kültürel ve tarihi bilgiyi gün yüzüne çıkarmak olduğunu vurguladı. Anadolu’nun binlerce yıllık birikiminin, kadının toplum içerisindeki üretici ve dönüştürücü gücüyle şekillendiğini belirten Zeybek, bu mirasın bugün hala yaşayan bir değer olduğunu ifade etti.

Gelin kavramının toplumsal derinliği

Konuşmasında Türk kültüründeki gelin kavramına özel bir parantez açan Hüma Zeybek, gelinin sadece soyun devamını sağlayan bir figür olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu savundu. Zeybek, gelin olan kadının gittiği aileye sadece biyolojik bir devamlılık değil; aynı zamanda yeni bir yaşam tarzı, farklı bir hayat görüşü, özgün bir yapı ve sistem taşıdığını belirtti. Bu bakış açısıyla gelinin, girdiği haneye bereket ve değişim getiren bir elçi olduğunu ifade eden araştırmacı, Anadolu’nun bilge kadınlarından öğrenilecek çok fazla ders olduğunu dile getirdi.

Toplumsal bellekte kadının dönüştürücü gücü

Etkinliğin sonunda söz alan Alaşehirli kadınlar, seminerin kendileri için oldukça verimli geçtiğini ve kentin tarihiyle kadınların geçmişten günümüze üstlendikleri roller arasındaki bağı daha iyi kavradıklarını belirttiler. Hüma Zeybek, her kadının aslında bir tohum eken, ektiği tohumu sevgiyle büyüten ve yeşerten birer bilge olduğunu hatırlatarak konuşmasını sonlandırdı. Katılımcılar, bu tür kültürel etkinliklerin toplumsal belleği tazelemek ve kadınların tarihsel süreçteki yerini anlamlandırmak adına büyük bir önem taşıdığı konusunda hemfikir oldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız