Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin turizmdeki parlayan yıldızı Mardin, son dönemde yakaladığı huzur ve güven ortamının meyvelerini toplamaya devam ediyor. Şehrin kendine has tarihi taş evleri, labirenti andıran dar sokakları ve yüzyıllardır süregelen hoşgörü kültürü, sonbahar aylarıyla birlikte yeniden keşfedilmek üzere ziyaretçilerini ağırlıyor. Deniz tatillerini geride bırakan yerli turistlerin yanı sıra yabancı gezginlerin de rotasını çevirdiği kentte, turizm sektörü temsilcileri bu yoğun ilgiden oldukça memnun. Mardin Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Seçkin Acar, bölgedeki asayişin sağladığı olumlu atmosferin turizm verilerine doğrudan yansıdığını vurguluyor.
Huzur Ortamı Turizm Grafiğini Yükseltiyor
Acar, özellikle Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımların ve sağlanan huzur ikliminin, kente olan talebi ciddi oranda artırdığını belirtiyor. İnsanların çocuklarının okul dönemine başlamasıyla birlikte tatil planlarını kültürel gezilere kaydırdığını ifade eden Acar, Mardin'in asayiş olaylarının neredeyse hiç yaşanmadığı güvenli bir liman olarak öne çıktığını dile getiriyor. Sadece yerli turistlerin değil, uluslararası arenadan gelen ziyaretçilerin de ilgisinin arttığını belirten Acar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı iş birliğinde düzenlenen B2B görüşmelerin ve çalıştayların bu başarıda büyük payı olduğunu ifade ediyor. Ancak artan bu talebin sürdürülebilir olması için ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Acar, uçak seferlerinin artırılması ve bilet fiyatlarının daha erişilebilir seviyelere çekilmesi yönündeki beklentilerini dile getiriyor.
Ziyaretçilerin Gözünden Mardin Büyüsü
Kenti defalarca ziyaret eden gezginler, Mardin'in sadece tarihi bir mekan değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi sunduğunu ifade ediyor. İzmir'den gelen ve bugüne kadar 76 farklı ülkeyi gezme fırsatı bulan İbrahim Erdinç, Mardin'in kendisi için bambaşka bir yere sahip olduğunu ve kente onuncu kez geldiğini belirtiyor. Büyükşehirlerdeki karmaşadan uzak, insanların birbirine karşı güler yüzlü ve ilgili olduğu bir ortam bulmanın kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Erdinç, her ziyaretinde mutlaka yöresel bıttım sabunu gibi yerel ürünlerden almayı ihmal etmediğini ekliyor.
Kültürel Miras ve Deneyim Turizmi
Mardin'in otantik yapısının her mevsim ayrı bir güzellik sunduğunu belirten Ankara'dan gelen Atilla Uğur ise, kentin hem gecesinin hem de gündüzünün ayrı bir büyüye sahip olduğunu ifade ediyor. Beşinci kez Mardin'e geldiğini söyleyen Uğur, şehrin tarihi dokusuna ve insanına olan hayranlığını dile getiriyor. Eşi Habibe Uğur ise, Mardin'in havasını solumanın ve Midyat gibi çevre ilçelerin ambiyansını yaşamanın her yıl tekrarlanması gereken bir deneyim olduğunu vurguluyor. Yerel yemeklerin lezzetinden ve şehrin sunduğu kültürel zenginlikten duydukları memnuniyeti dile getiren ziyaretçiler, herkesin bu kadim şehri en az bir kez görmesi gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcileri ise, misafirlerin kentte daha fazla vakit geçirebilmesi için deneyim turizmine yönelik yeni alanlar oluşturulması gerektiği konusunda hemfikir.