Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen 4. Geleneksel Üniversite Tanıtım ve Kariyer Planlama Etkinliği, önemli bir konuğu ağırladı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, kurucusu olduğu okulda öğrencilerle bir araya gelerek gelecek vizyonuna dair kritik mesajlar verdi. Eğitim hayatının sadece bir diploma süreci olmadığını, aksine bireyin kendi geleceğini inşa etme stratejisi olduğunu belirten Taşel, gençlerin önündeki engelleri ve fırsatları değerlendirdi. Özellikle günümüzde eğitimin değerini sorgulayan söylemlere karşı gençleri uyaran Taşel, bu tür karamsar yaklaşımların bireysel gelişimi baltaladığını ifade etti.
Küresel rekabette sınırları aşan bir vizyon
Taşel, konuşmasında eğitimin artık yerel bir mesele olmaktan çıktığını belirterek, Bodrum'da yetişen bir gencin New York'taki akranlarıyla aynı kulvarda yarıştığını vurguladı. Dünyanın küçüldüğü ve sınırların dijitalleşme ile birlikte etkisini yitirdiği bir çağda, gençlerin hedeflerini sadece Türkiye ile sınırlı tutmalarının büyük bir hata olacağını belirtti. Eğitimi itibarsızlaştırmaya çalışan, okumanın gereksiz olduğunu savunan söylemlere kulak asılmaması gerektiğini söyleyen Taşel, gençlerin kendilerini dünya vatandaşı olarak konumlandırmaları ve bu vizyona uygun bir hazırlık süreci geçirmeleri gerektiğinin altını çizdi.
Dijital çağda kendi rotasını çizen bireyler
Gençlere yelkenli metaforu üzerinden seslenen Taşel, rüzgarın yönüne göre hareket eden bir yelkenli yerine, kendi motor gücüyle okyanusları aşabilen güçlü bir gemi gibi olmaları gerektiğini ifade etti. Bu güçlü duruşun ancak planlı ve stratejik bir hayat nizamıyla mümkün olabileceğini belirten Taşel, özellikle dijital medyanın bir zaman hırsızı olduğuna dikkat çekti. Gençlerin zamanlarını yönetme konusunda daha kontrollü olmaları gerektiğini belirten Taşel, dijital dünyanın sunduğu imkanların ötesinde, bireysel disiplinin başarı için en temel anahtar olduğunu hatırlattı.
Teknolojik bağımsızlık ve eğitimde yükselen grafik
Türkiye'nin teknolojik alandaki atılımlarına da değinen Taşel, TEKNOFEST ve TÜBİTAK gibi projelerin ülkenin geleceği için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Bu coğrafyada güçlü kalabilmenin yolunun sanayi ve teknolojide tam bağımsızlıktan geçtiğini vurgulayan Taşel, aksi takdirde başka ülkelerin dümen suyuna girme riskinin bulunduğunu ifade etti. Ayakları kendi ülkesinin değerlerine basan ancak kolları tüm dünyayı kucaklayan bir gençlik hayal ettiklerini söyleyen Taşel, Türkiye'nin uluslararası eğitim değerlendirmelerindeki yükselişine de dikkat çekti. PISA sınavlarındaki puan artışının eğitim kalitesindeki iyileşmenin somut bir göstergesi olduğunu belirten Taşel, Türkiye'nin eğitimde her geçen gün daha ileri bir noktaya ulaştığını sözlerine ekledi.