Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü, madencilik sektöründe devrim yaratabilecek bir teknolojiyle dikkatleri üzerine çekti. Üniversite bünyesinde geliştirilen Elektromanyetik Daralan Oluk (EDO) isimli proje, Türkiye'nin teknoloji üssü haline gelen TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Maden Teknolojileri Yarışması'nda dördüncülük kürsüsüne yerleşti. Şanlıurfa'nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu büyük organizasyonda, yerli mühendislik gücünün ulaştığı seviye bir kez daha tescillenmiş oldu.
Binlerce Proje Arasından Gelen Başarı
T3 Vakfı ve TÜRKALTIN iş birliğiyle ilk defa organize edilen Maden Teknolojileri Yarışması, Türkiye genelinden yoğun bir ilgiyle karşılaştı. Yaklaşık 2 bin 700 farklı takımın başvurduğu bu zorlu maratonda, projeler çok aşamalı ve titiz bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Bilimsel kriterlerin ve teknik yeterliliğin ön planda tutulduğu eleme süreçlerinin ardından, sadece 26 proje büyük finale kalma başarısı gösterdi. Muğla ekibi, bu seçkin grup içerisinde yer alarak hem üniversitelerini hem de bölgeyi başarıyla temsil etti.
Cevher Zenginleştirmede Yeni Dönem
Takım kaptanlığını Arş. Gör. Dr. Ercan Polat'ın üstlendiği EDO projesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş olan Modifiye Daralan Oluk çalışmalarının bir devamı niteliğini taşıyor. Geleneksel gravite zenginleştirme yöntemlerini, modern bilgisayar kontrollü elektromanyetik alan uygulamalarıyla harmanlayan sistem, madencilikte verimliliği artırmayı hedefliyor. Özellikle manyetik özellik gösteren mineral tanelerinin hareketlerini hassas bir şekilde kontrol edebilen bu teknoloji, mineral ayrıştırma süreçlerinde daha etkin ve hızlı sonuçlar alınmasına olanak tanıyor.
Yerli Teknolojinin Ulusal Tanıtımı
Şanlıurfa'daki final organizasyonunda prototipi bizzat jüri üyelerine tanıtılan ve çalışma prensipleriyle büyük beğeni toplayan EDO, madencilik teknolojileri alanında önemli bir kazanım olarak kayıtlara geçti. Elde edilen bu dördüncülük derecesi, üniversitenin bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin sadece teoride kalmadığını, aynı zamanda uygulamaya dönüştürülerek endüstriyel bir çözüm haline getirilebildiğini kanıtladı. Yerli madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve bu alandaki inovasyonların ulusal düzeyde tanıtılması noktasında atılan bu adım, gelecekteki daha büyük projeler için de güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.