Muğla’nın su geleceğini güvence altına alacak dev bir adım atıldı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yeşil Şehirler Programı çerçevesinde sağlanan 62,9 milyon avroluk finansman desteğiyle, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçelerini kapsayan devasa bir altyapı dönüşümü başlatılıyor. Bölgedeki su yönetimini modern standartlara taşıyacak olan bu yatırım, özellikle iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık riskine karşı kalkan görevi görecek.
Kayıp kaçak oranında büyük hedef
Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürü Yılmaz Şengül, projenin temel amacının suyun kaynağından abonelere ulaşana kadar geçen süreçteki kayıpları minimize etmek olduğunu vurguladı. Mevcut şebekelerde kayıp kaçak oranının yüzde 65 gibi kritik seviyelere ulaştığına dikkat çeken Şengül, hayata geçirilecek modernizasyon çalışmalarıyla bu oranı yüzde 20’nin altına çekmeyi hedeflediklerini belirtti. Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman merkezlerinin yanı sıra Dalyan, Sarıgerme ve Toparlar mahallelerini de içine alan bu geniş kapsamlı projede, ekonomik ömrünü tamamlamış boru hatları tamamen yenilenecek.
Enerji tasarrufu ve sürdürülebilir su yönetimi
Projenin sadece bir boru yenileme çalışması olmadığını ifade eden yetkililer, Topgözü Su Kaynağı’nın sisteme dahil edilmesiyle birlikte enerji maliyetlerinde de ciddi bir düşüş beklendiğini açıkladı. Yeni iletim hatları sayesinde suyun cazibeyle, yani pompa gücüne ihtiyaç duymadan iletilmesi, enerji tüketimini azaltırken karbon emisyonlarını da aşağı çekecek. Bu stratejik yaklaşım, MUSKİ’nin su yönetimini sadece yeni kaynak bulma değil, mevcut kaynakları dijital izleme sistemleriyle koruma ve verimli kullanma vizyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor.
Akdeniz’e iklim mesajı
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, anlaşmanın Muğla’nın Akdeniz İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığı bir dönemde imzalanmasının sembolik bir önemi olduğunu belirtti. Aras, bu yatırımın sadece Muğla için değil, benzer zorluklarla mücadele eden tüm Akdeniz kentleri için bir model teşkil ettiğini ifade etti. Tasarruf edilen her damla suyun yeni bir kaynak değerinde olduğunu vurgulayan Aras, bu projenin aynı zamanda COP31 sürecine yönelik kentlerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini kanıtlayan somut bir mesaj olduğunu dile getirdi. Yatırım, bölgenin su güvenliğini uzun vadeli olarak garanti altına almayı amaçlıyor.