Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, akademik birikimini toplumsal bir sorumluluk bilinciyle birleştirerek Gazze’de yaşanan insani krizi mercek altına alıyor. Bilim Kafe girişimi kapsamında hayata geçirilen Gazze’ye Dair Her Şey adlı video serisi, bölgedeki yıkımı sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyolojik, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla ele almayı amaçlıyor. Üniversite yönetimi tarafından paylaşılan tanıtım videosu, projenin çok yakında dijital platformlarda yayımlanacağının müjdesini verirken, bilimin ışığında anlamak ve hakikatin izinde anlatmak temel mottosuyla yola çıkıldığını vurguluyor. Dokuz farklı disiplinden gelen akademisyenlerin katkılarıyla şekillenen bu çalışma, Gazze’deki durumu çok katmanlı bir analizle izleyiciye sunmaya hazırlanıyor.
Geleceği inşa etmenin akademik sorumluluğu
Üniversite bünyesinde yürütülen bu kapsamlı çalışmanın tanıtımında konuşan Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, Gazze’deki yıkımın sadece beton yığınlarından ibaret olmadığını, aslında bir medeniyetin ve geleceğin tahrip edildiğini ifade etti. Uslu, bir üniversiteyi yeniden inşa etmenin, o toplumun geleceğini yeniden kurmak anlamına geldiğini belirterek, akademik dünyanın bu süreçteki kritik rolüne dikkat çekti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Aydın ise istatistiklerin soğuk yüzünün ardındaki insan dramına odaklanarak, her bir sayının aslında bir anne, bir baba veya bir çocuk olduğunu hatırlatmanın vicdani bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Akademisyenlerin bu yaklaşımı, projenin sadece teorik bir çalışma değil, aynı zamanda derin bir insani duyarlılık taşıdığını ortaya koyuyor.
Kültürel mirastan ekonomik yıkıma uzanan tablo
Projede yer alan akademisyenler, kendi uzmanlık alanları çerçevesinde Gazze’nin yaşadığı çok yönlü tahribatı detaylandırıyor. Mimarlık Fakültesinden Doç. Dr. Aslı Bozdağ, bölgenin yeniden ayağa kaldırılabilmesi için yaklaşık 72 milyar dolarlık devasa bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirterek, fiziksel yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor. Eğitim Fakültesinden Doç. Dr. Selim Gündoğan ise evrensel eğitim hakkının Filistinli çocuklar için neden askıya alındığını sorgulayarak, uluslararası toplumun bu konudaki sessizliğini eleştiriyor. İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Gümüştop, yıkılanın sadece binalar olmadığını, yüzyılların birikimi olan kültürel hafızanın da enkaz altında kaldığını belirterek, kültürel mirasın kaybına dikkat çekiyor. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu ise Gazze’yi, gücün ahlakla ve jeopolitiğin vicdanla çarpıştığı bir kırılma noktası olarak tanımlıyor.
Gazetecilerin gözünden insani yaşam mücadelesi
Video serisinin bir diğer önemli ayağını ise bölgedeki yaşam şartları ve bilgi akışının güvenliği oluşturuyor. İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Murat Koçyiğit, dünyanın Gazze’deki yıkımı, can güvenliği bulunmayan ve her an ölümle burun buruna olan Filistinli gazetecilerin objektiflerinden izlediğini belirterek, medyanın bu süreçteki hayati önemine değiniyor. Niğde Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulundan Öğr. Gör. Abdallah Abukalloub ise Gazze’nin sadece insani yardımlara değil, güvenlik ve insan onuruna yakışır bir yaşam standardına ihtiyacı olduğunu vurguluyor. İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Yakup Hafızoğlu ise şiddeti meşrulaştıran ideolojilerin ve insanı değersizleştiren söylemlerin akademik bir titizlikle sorgulanması gerektiğini savunuyor. Dokuz akademisyenin bir araya gelerek oluşturduğu bu entelektüel çaba, Gazze’nin yaşadığı acıları bilimsel bir zeminde kayıt altına almayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor.