Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ), sağlık dünyasının en kritik alanlarından biri olan doğum sonrası bakım süreçlerini mercek altına alan dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası 7. Ulusal Doğum Sonu Bakım Kongresi, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen çok sayıda akademisyeni, sağlık profesyonelini ve araştırmacıyı bir araya getirerek bilimsel bir köprü kurdu. NÖHÜ Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ile Kadın Sağlığı Hemşireliği Derneği’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen bu kapsamlı etkinlik, anne ve bebek sağlığının sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal, sosyal ve çevresel boyutlarını da derinlemesine inceledi.
Yapay zeka ve dijital teknolojiler sağlık hizmetlerinde
Kongrenin ana gündem maddelerinden birini, sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamaları oluşturdu. Uzmanlar, yapay zeka destekli sezaryen risk değerlendirmelerinden, makine öğrenmesi yoluyla doğum sonrası depresyonun önceden tahmin edilmesine kadar pek çok yenilikçi yöntemi tartıştı. Tele-sağlık hizmetleri, giyilebilir sağlık teknolojileri ve sanal gerçeklik destekli emzirme eğitimleri gibi modern çözümler, katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Özellikle uzaktan hemşirelik desteği ve mobil sağlık uygulamalarının, doğum sonrası bakımın erişilebilirliğini nasıl artırabileceği üzerine yapılan sunumlar, geleceğin sağlık politikaları için önemli ipuçları sundu. Bu teknolojik gelişmelerin yanı sıra, 26 farklı bildiri oturumu ve poster sunumları ile anne-bebek bağlanması, uyku sorunları ve sağlık okuryazarlığı gibi temel konular bilimsel verilerle desteklendi.
Afetler ve iklim krizinin anne sağlığına etkisi
Bilimsel programın dikkat çeken bir diğer boyutu ise çevresel faktörlerin ve afetlerin sağlık hizmetleri üzerindeki baskısı oldu. Deprem gibi büyük ölçekli afet durumlarında bakımın nasıl sürdürülebilir kılınacağı, iklim krizinin anne ve bebek sağlığına yönelik oluşturduğu tehditler ve yoksulluğun sağlık hizmetlerine erişimi nasıl kısıtladığı gibi konular, uzmanlar tarafından detaylıca analiz edildi. Ayrıca, sadece annelerin değil, babaların da yaşayabileceği doğum sonrası depresyon süreci ve ailelerin psikososyal açıdan nasıl desteklenmesi gerektiği üzerinde duruldu. Özellikle perinatal kayıp yaşayan aileler için yas danışmanlığının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.
Bilimsel iş birliği ve kültürel etkileşim
Organizasyonun onursal başkanlığını NÖHÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, kongre başkanlığını ise Prof. Dr. Semra Kocaöz üstlendi. TÜBİTAK ve üniversitenin akademik kapasite projeleriyle desteklenen kongre, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı’nın sunduğu dinletiyle sanatsal bir başlangıç yaptı. Dört gün süren etkinlik boyunca düzenlenen İnovatif Ürün Geliştirme, Perinatal Yas Danışmanlığı ve Kanıta Dayalı Emzirme Danışmanlığı gibi kurslar, sağlık çalışanlarının pratik becerilerini geliştirmelerine olanak tanıdı. Bilimsel oturumların yoğun temposunun ardından katılımcılar, Niğde’nin tarihi dokusunu keşfetme fırsatı buldu. Kongrenin son gününde gerçekleştirilen Kapadokya gezisi, yerli ve yabancı konuklar için unutulmaz bir kültürel deneyim olurken, organizasyon ödül töreni ve kapanış programıyla başarıyla tamamlandı.