Niğde, bu yıl altıncısı düzenlenen Gastronomi Festivali ile bir kez daha lezzet tutkunlarını ve gastronomi dünyasının profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor. Derbent Kavşağı'ndan başlayarak Hazım Tepeyran Kültür Merkezi yanındaki festival alanına kadar uzanan coşkulu bir kortej yürüyüşüyle start alan etkinlik, şehrin sokaklarını bir şölen alanına çevirdi. Protokol üyeleri, yerel üreticiler, esnaflar ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşen yürüyüş, Niğde'nin sahip olduğu zengin mutfak kültürünü kutlamak adına bir araya gelen topluluğun heyecanını gözler önüne serdi. Festivalin açılış töreni, İstiklal Marşı'nın okunması ve saygı duruşuyla resmiyet kazanırken, alanın dört bir yanını saran lezzet kokuları, önümüzdeki on gün boyunca yaşanacak olan gastronomi şöleninin habercisi oldu.
Binlerce yıllık mutfak mirası gün yüzüne çıkıyor
Festivalin açılışında konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, gastronominin sadece yemek pişirme sanatı olmadığını, bir toplumun tarihini, üretim biçimini ve kültürel kimliğini yansıtan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Niğde'nin tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir coğrafya olduğunu hatırlatan Akmeşe, bu topraklarda yaşayan insanların mutfak kültürünün de aynı köklü geçmişten beslendiğini ifade etti. Özellikle Tyana'da yaşamış olan Chrysippos'un yaklaşık iki bin yıl önce kaleme aldığı ekmek tariflerine atıfta bulunan Vali Akmeşe, un, peynir, bal ve haşhaş gibi temel gıdaların Niğde sofralarındaki kullanımının antik çağlara kadar uzandığını belirtti. Bugünün tarımsal üretim potansiyelinin, bu tarihi birikimle birleşerek kenti gastronomi alanında önemli bir merkez haline getirdiğini sözlerine ekledi.
Sofralardaki zenginlik uluslararası boyuta taşınıyor
Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, Niğde halkının misafirperverliğini ve zenginliğini vitrinlerden ziyade sofralarında sergilediğini belirterek, bu festivalin kentin gizli kalmış lezzetlerini dünyaya tanıtmak için bir fırsat olduğunu dile getirdi. Niğde mutfağının oluşumunda ve bugünlere taşınmasında kadınların emeğinin yadsınamaz olduğunu vurgulayan Özdemir, yerel lezzetlerin ulusal ve uluslararası arenada hak ettiği değeri görmesi için çalıştıklarını belirtti. Festivalin artık yerel bir etkinlik olmaktan çıkıp uluslararası bir boyuta ulaştığını ifade eden Başkan Özdemir, 10 farklı ülkeden gelen yaklaşık 400 şefin katılımının, Niğde'nin gastronomi dünyasında markalaşma yolunda attığı en büyük adımlardan biri olduğunu vurguladı. Bu organizasyonun sadece bir yemek festivali değil, aynı zamanda bir kültür köprüsü olduğunu belirten Özdemir, hedeflerinin Niğde'yi dünya gastronomi haritasında kalıcı bir marka haline getirmek olduğunu ifade etti.
Gastronomi ateşiyle başlayan 10 günlük lezzet maratonu
Konuşmaların ardından festivalin başlangıcını simgeleyen gastronomi ateşi yakıldı ve katılımcılara geleneksel aşure ikramında bulunuldu. 2-11 Ekim tarihleri arasında devam edecek olan festival programı, sadece yemek tadımlarıyla sınırlı kalmayacak. Yerli ve yabancı şeflerin gerçekleştireceği atölye çalışmaları, yöresel ürünlerin tanıtıldığı stantlar, kültürel gösteriler ve konserlerle Niğde, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor. Festivalin ilk gününde akşam saatlerinde sahne alacak olan sanatçı Kıraç'ın konseriyle taçlanacak olan etkinlikler, kentin sosyal ve kültürel hayatına da büyük bir canlılık katacak. Niğde Belediyesi tarafından organize edilen bu büyük buluşma, şehrin coğrafi işaretli ürünlerini ve mutfak kültürünü meraklılarıyla buluştururken, aynı zamanda yerel üreticilerin de ürünlerini daha geniş kitlelere tanıtmasına olanak sağlayacak.