Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Ayşegül Yaşar'ın trajik ölümü, bölgede büyük bir üzüntüye neden oldu. İrfanlı Mahallesi'ndeki evinden 26 Ağustos günü rutin yürüyüşünü yapmak üzere ayrılan Yaşar, geri dönmeyince ailesi durumu polise bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Günlerce süren belirsizlik, emniyet güçlerinin titiz çalışmaları sonucunda yerini acı bir gerçeğe bıraktı. Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edilen soruşturma kapsamında, Osmaniye ve Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın izini sürmek için geniş çaplı bir operasyon başlattı.

İtirafın ardından gelen acı gerçek
Soruşturma derinleştikçe, daha önce kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aranan T.K. isimli şüphelinin olayla bağlantısı olduğu tespit edildi. Kahramanmaraş'ta olduğu belirlenen şüphelinin adresine düzenlenen baskında, T.K. ile birlikte annesi A.K. ve babası H.K. gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusu sırasında cinayeti tüm detaylarıyla itiraf eden T.K., Ayşegül Yaşar ile otomobilde tartıştıklarını ve kadını boğarak öldürdüğünü söyledi. Şüpheli, cesedi Düziçi'nden yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesi Geben mevkisinde bulunan ormanlık alana gömdüğünü belirtti.

Altınları evinde saklamış
Şüphelinin yer göstermesiyle harekete geçen ekipler, ormanlık alanda dallarla gizlenmiş bir noktada Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaştı. Elleri bağlı halde bulunan talihsiz kadının cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilerek toprağa verildi. T.K.'nin emniyetteki ifadesinde, cinayetin ardından Yaşar'dan aldığı altın ve ziynet eşyalarını kendi evinde sakladığını da itiraf ettiği öğrenildi. Bu vahim detaylar, olayın planlı bir gasp girişimi olabileceği ihtimalini de güçlendirdi.

Barodan kadın cinayetlerine tepki
Emniyetteki işlemleri tamamlanan T.K. ile birlikte ona yardım ettikleri şüphesiyle gözaltına alınan anne A.K. ve baba H.K., geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Yaşanan bu vahşet üzerine Osmaniye Barosu'na kayıtlı avukatlar, Düziçi Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Avukatlar, süreci ilk andan itibaren yakından takip ettiklerini vurgulayarak, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak görülmemesi gerektiğini ve bu tür suçların toplum vicdanında derin yaralar açtığını ifade etti. Adli süreç, şüphelilerin hakim karşısına çıkmasıyla devam edecek.



