Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde, deniz seviyesinden 3 bin 937 metre yüksekliğe ulaşan Kaçkar Dağları'nın etekleri, bu kez alışılagelmişin dışında bir heyecana sahne oldu. Yöre halkının yüzyıllardır hayvan otlatmak, odun taşımak ve köyler arası ulaşımı sağlamak için kullandığı, her adımın büyük bir emek ve sabır gerektirdiği o çileli yayla yolları, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından biri olan Kaçkar by UTMB ile bambaşka bir kimliğe büründü. 63 farklı ülkeden gelen 2 bini aşkın sporcu, geçmişin izlerini taşıyan bu zorlu coğrafyada birincilik kürsüsüne çıkabilmek için kıyasıya bir mücadele verdi.

Tarihi Göç Yollarında Modern Rekabet
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan yarışlar, bölgenin eşsiz doğasıyla birleşerek izleyenlere görsel bir şölen sundu. 100, 50, 25 ve 4 kilometrelik farklı kategorilerde düzenlenen etaplar, sporcuları fiziksel sınırlarını zorlamaya iterken, aynı zamanda bölgenin unutulmaya yüz tutmuş asırlık göç yollarını da yeniden gün yüzüne çıkardı. Geçmişte yayla halkının büyük zorluklarla aştığı, bazen korkuyla bazen de büyük bir yorgunlukla geçilen bu dik patikalar, bugün dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel atletlerin nefes nefese yarıştığı modern bir spor arenasına dönüştü. Bu dönüşüm, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, bölge turizmine ve yerel tarihin korunmasına da önemli bir ivme kazandırdı.

Cennetin Fragmanında Küresel Buluşma
Organizasyonun bölge için taşıdığı önemi vurgulayan Çamlıhemşin Belediye Başkanı Ömer Altun, etkinliğin uluslararası boyutuna dikkat çekerek, 6 kıtadan gelen sporcuları ağırlamanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Yabancı katılımcı oranının yüzde 43 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaşmasının, Çamlıhemşin'i dünyanın yeni buluşma noktalarından biri haline getirdiğini belirten Altun, atalarının zor şartlarda hayvancılık yaparken oluşturduğu bu muazzam parkurların bugün dünya çapında konuşuluyor olmasının kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi. Bir Çamlıhemşin evladı olarak, geçmişte at sırtında veya yaya olarak büyük bir titremeyle geçilen yolların bugün spor turizminin kalbi haline gelmesini, bölgenin geleceği adına çok değerli bir kazanım olarak nitelendirdi.

Geçmişin Yükünü Taşıyanlardan Bugünün Sporcularına
Yarışları büyük bir heyecan ve sevinçle takip eden yayla sakinleri ise, bu değişimin duygusal boyutuna dikkat çekiyor. Eskiden yaylaya ineklerle yaya olarak gittiklerini, sırtlarında yük, ot ve yağ taşıyarak bu yolları arşınladıklarını anlatan Cemile Çelik, o günlerin hem zorluklarını hem de güzelliklerini hatırladığını belirtti. Şimdi o çileli yolların birer spor parkuruna dönüşmesini görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelik, bu etkinliğin her yıl tekrarlanmasını arzuladıklarını ifade etti. Benzer duyguları paylaşan Kevser Çelik ise, ulaşımın sadece yaya olarak sağlandığı dönemlerde annelerinin ve babalarının bu yollardan geçmek için ne kadar büyük çaba sarf ettiğini anımsatarak, bugün gençlerin ve çocukların bu rotalarda sağlıklı bir şekilde spor yapıp gezmelerini görmenin kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Bu organizasyon, bir yandan bölgenin kadim tarihini onurlandırırken, diğer yandan da yerel halkın hatıralarını modern bir spor kültürüyle harmanlayarak geleceğe taşıyor.




