Havadis | Rize | Rize'den kahve dünyasını sarsacak devrim: Çaydan gelen güçle ithalat faturasına neşter

Rize'den kahve dünyasını sarsacak devrim: Çaydan gelen güçle ithalat faturasına neşter

Türkiye'nin yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık kahve ithalatına karşı Rizeli girişimci Habib Koçal, çaydan izole ettiği kafeini probiyotiklerle işleyerek yerli ve fonksiyonel bir alternatif geliştirdi. Türk kahvesinden espressoya kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu inovatif ürün, hem dış ticaret açığını kapatmayı hem de çayın katma değerini artırmayı hedefliyor.

Türkiye'nin yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık kahve ithalatına karşı Rizeli girişimci Habib Koçal, çaydan izole ettiği kafeini probiyotiklerle işleyerek yerli ve fonksiyonel bir alternatif geliştirdi. Türk kahvesinden espressoya kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu inovatif ürün, hem dış ticaret açığını kapatmayı hem de çayın katma değerini artırmayı hedefliyor.

Rize'den kahve dünyasını sarsacak devrim: Çaydan gelen güçle ithalat faturasına neşter
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin her yıl kahve çekirdeği ithalatına ödediği yaklaşık 1 milyar dolarlık devasa bütçe, Rize'den gelen stratejik bir Ar-Ge çalışmasıyla yeni bir döneme giriyor. Rizeli girişimci Habib Koçal, çayın içerisinde doğal olarak bulunan kafein ve tein maddelerini, özel probiyotik mikroorganizmalarla işleyerek kahve dünyasına yepyeni bir soluk getirdi. Geleneksel kahve çekirdeğine ihtiyaç duymadan, çaydan elde edilen bu fonksiyonel ürün, espresso, latte ve Türk kahvesi gibi popüler içeceklerin tüm karakteristik özelliklerini taşıyabiliyor. Koçal'ın on yıllık bir emeğin ürünü olan bu çalışması, sadece bir içecek alternatifi değil, aynı zamanda Türkiye'nin dış ticaret dengesine katkı sağlayacak bir ekonomik model olarak öne çıkıyor.

Çaydan gelen yüksek kafein potansiyeli

Kahve çekirdeği ile çay arasındaki kafein oranlarını kıyaslayan Koçal, aslında çayın çok daha zengin bir kaynak olduğunu vurguluyor. Yapılan analizlerde, 1 kilogram kahvede ortalama 10 ila 18 gram kafein bulunurken, aynı miktardaki çayda bu oranın 30 grama kadar çıktığı tespit edildi. Ancak çaydaki kafeinin doğal yapısının oldukça sert olması, doğrudan tüketime uygun olmadığını gösteriyor. Koçal, bu sorunu aşmak için Lactobacillus gibi faydalı probiyotik mikroorganizmalar kullanarak fermantasyon süreci başlattı. Bu yöntemle kafein molekülleri parçalanarak yumuşatılıyor ve fırınlama aşamasından sonra içilebilir, aromatik bir forma kavuşturuluyor. İki yıllık bir stabilizasyon sürecinin ardından, ürünün raf ömrü ve küflenmeye karşı direnci de özel bakteriyel yöntemlerle güvence altına alındı.

Ekonomik bağımsızlık ve yerli üretim hedefi

Türkiye'nin kahve ithalatına harcadığı 1 milyar doların, yerli ikame ürünlerle azaltılabileceğini savunan Koçal, bu pazarın sadece yüzde 10'una bile hakim olmanın ülke ekonomisine 100 milyon dolarlık bir katkı sağlayacağını belirtiyor. Projenin temelinde, toplumun ihtiyaçlarını analiz ederek dışa bağımlılığı azaltma vizyonu yatıyor. Koçal, geliştirdikleri ürünün sadece bir kahve alternatifi olmadığını, aynı zamanda fonksiyonel bir gıda olduğunu ifade ediyor. Küçük gramajlarla büyük verim alınabilmesi, ürünün en dikkat çekici özelliklerinden biri. Öyle ki, büyük boy bir latte hazırlamak için sadece 5 gram, Türk kahvesi için ise yalnızca 1 gram ürün yeterli oluyor. Bu yüksek verimlilik, ürünün maliyet avantajını da beraberinde getiriyor.

2027 vizyonu ve küresel pazara açılma

İnovatif ürünün geleceği hakkında iddialı hedefleri olan Habib Koçal, 2027 yılı itibarıyla bu yerli lezzeti Türkiye'deki tüm kafelere yaymayı ve ardından yurt dışına ihraç etmeyi planlıyor. Ürünün isimlendirilmesi konusunda henüz nihai bir karar verilmemiş olsa da, Tea-Coffein veya Çay ve Kahve gibi seçenekler üzerinde duruluyor. Koçal, bu çalışmanın sadece bir ticari girişim değil, aynı zamanda milli bir değer olduğunu vurguluyor. Çayın aromasını damağın arka kısmında hissettiren, kahvenin uyarıcı etkisini taşıyan ve latte formunda tüketilebilen bu çok yönlü ürün, kahve sektöründeki yerleşik alışkanlıkları değiştirmeye aday görünüyor. Baristaların kendi reçetelerini oluşturabileceği bu yeni form, Türkiye'nin kahve pazarındaki konumunu güçlendirecek bir Ar-Ge başarısı olarak değerlendiriliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız