Türkiye’nin en çok yağış alan şehri Rize’de şemsiye, bir aksesuardan öte yaşamın değişmez bir parçası. Ancak teknoloji ve ucuz ithal ürünler arttıkça, bozulanı tamir etmek yerine çöpe atmak alışkanlık haline geldi. Bu döngüye direnen tek bir isim var: 40 yıllık usta Orhan Tarlacı.
İşin mutfağı ve usta eller
Orhan Tarlacı, 61 yaşında ve babasından devraldığı dükkanda mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çocukluk yıllarında çinko ve lehim işleriyle başlayan yolculuğu, zamanla şemsiye tamiriyle özdeşleşmiş. Bugün Rize merkezde bu zanaatı yapan tek kişi o. Artvin ve Trabzon başta olmak üzere birçok şehirden, hatta yaz tatilinde Rize’ye gelen İstanbullulardan bile tamir için poşet poşet şemsiye alıyor.
Neden tamire yöneliyorlar
Yeni bir şemsiyenin fiyatı 400 lirayı bulurken, insanlar eski ve kaliteli şemsiyelerini atmaya kıyamıyor. Tarlacı, günümüzdeki plastik ağırlıklı şemsiyelerin hemen kırıldığını söylüyor. "Eskiden çelik parçalar vardı, şimdi işe her şey plastik," diyen usta, müşterilerinin kendisine "Bu işi sakın bırakma" diye dua ettiğini anlatıyor. Emekli olmasına rağmen hobi olarak başladığı bu iş, aslında unutulmaya yüz tutmuş bir kültürün Rize’deki son kalesi.
Peki, bu işin geleceği ne olacak
Gençlerin şemsiye tamirciliğine ilgisi yok denecek kadar az. Tarlacı, mesleğin geleceği için endişeli olsa da sağlığı elverdiği sürece dükkanını açmaya devam edeceğini belirtiyor. Bir şemsiyenin 8 veya 16 telli yapısıyla uğraşmak sabır isteyen bir iş. O işe bu sabrı, zanaatına duyduğu sevgiyle birleştiriyor. Yarın yağmur yağdığında elinizdeki şemsiye kırılırsa, Rize’de onu çöpe atmak yerine hayata döndürecek bir usta hala var.