Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaşayan Zeynep ve Cemal Dündar çifti, 2011 yılında başlayan evlilik hayatlarında uzun yıllar boyunca çocuk sahibi olmanın hayalini kurdu. Ancak karşılaştıkları sağlık engelleri, onları Türkiye'nin dört bir yanına uzanan zorlu bir tıbbi yolculuğa çıkardı. Diyarbakır, İzmir ve Ankara gibi şehirlerde denenen tüp bebek yöntemleri ve geçirilen mikro-TESE operasyonları, çiftin umutlarını her defasında biraz daha zorlasa da pes etmelerine neden olmadı. Nihayetinde İstanbul'da Bahçeci Tüp Bebek Merkezi'nde uzman hekimlerin gözetiminde uygulanan kişiye özel tedavi protokolü, 16 yıllık bekleyişi 21 Ağustos tarihinde dünyaya gelen Yusuf bebek ile mutlu sona ulaştırdı. 45 yaşında anne olmanın tarifsiz sevincini yaşayan Zeynep Dündar, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen umudunu bir an olsun kaybetmediğini ifade etti.

Yıllarca süren tedavi maratonu ve azospermi engeli
Çiftin çocuk sahibi olma yolundaki en büyük engeli, Cemal Dündar'a konulan azospermi tanısı oluşturuyordu. Doğal yollarla gebelik elde edemeyen çift, ilk olarak Şırnak'ta başlayan tedavi süreçlerini daha kapsamlı merkezlerde sürdürme kararı aldı. Diyarbakır'da gerçekleştirilen ilk mikro-TESE operasyonu, ardından İzmir ve Ankara'da yapılan denemeler, çiftin hem fiziksel hem de duygusal olarak yıpranmasına yol açtı. Özellikle geçmişte yapılan operasyonlarda sperm elde edilememesi veya embriyo gelişiminin sağlanamaması, Dündar çifti için oldukça sancılı bir sürecin yaşanmasına neden oldu. Cemal Dündar, o günleri hatırlarken üzüntüden uyuyamadıkları ve gözyaşı döktükleri pek çok gece geçirdiklerini, ancak birbirlerine olan destekleri sayesinde bu zorlu dönemi aşmaya çalıştıklarını belirtti.

Kişiye özel tedavi ile gelen başarı
İstanbul'daki tedavi sürecinde Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erol ve Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban tarafından yürütülen çalışmalar, çiftin hayatını değiştiren dönüm noktası oldu. Prof. Dr. Bülent Erol, hastanın daha önce geçirdiği başarısız operasyonları göz önünde bulundurarak titiz bir mikro-TESE planlaması gerçekleştirdi. Bu operasyon sonucunda elde edilen sağlıklı spermler, Zeynep Dündar'ın ileri yaşı ve düşük yumurtalık rezervi dikkate alınarak hazırlanan özel bir protokol ile yumurtalarla buluşturuldu. Doç. Dr. Işık Kaban, tedavi sürecinde sadece yumurta sayısına değil, yumurta kalitesine ve olgunlaşma sürecine odaklandıklarını vurguladı. Yumurta toplama işlemi ile mikro-TESE operasyonunun aynı güne planlanması, sürecin koordineli bir şekilde ilerlemesini sağladı.

Transfer öncesi hazırlık ve mutlu son
Embriyo transferi öncesinde aceleci davranılmaması, tedavinin başarısında kritik bir rol oynadı. Doç. Dr. Kaban, elde edilen embriyoları dondurarak Zeynep Dündar'ın vücudunu transfer sürecine en uygun hale getirmek için kapsamlı bir hazırlık dönemi başlattı. Bu süreçte tiroid fonksiyonları, kan şekeri ve vitamin düzeyleri gibi değerler optimize edilerek rahim içi ortamın en verimli seviyeye gelmesi beklendi. EmbryoGlue solüsyonu eşliğinde gerçekleştirilen transferin ardından gelen gebelik haberi, çiftin 16 yıllık mücadelesini taçlandırdı. Yusuf bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte hayatlarının tamamen değiştiğini belirten baba Cemal Dündar, oğlunun bir gülüşünün tüm yorgunluklarını unutturduğunu dile getirirken, anne Zeynep Dündar ise 45 yaşında yaşadığı annelik duygusunun kelimelerle tarif edilemeyecek kadar kutsal olduğunu vurguladı.



