Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, tıp dünyasında büyük yankı uyandıran bir başarıya imza attı. Beyin kanamasına yol açma riski taşıyan ve tıp literatüründe Arteriovenöz malformasyon (AVM) olarak adlandırılan karmaşık beyin damar yumağı vakası, kafatası açılmadan, tamamen kapalı yöntemle tedavi edildi. Girişimsel nöroradyoloji ekibinin gerçekleştirdiği bu operasyon, hastanın sadece bir gün içerisinde sağlığına kavuşarak taburcu edilmesiyle sonuçlandı. Daha önce bu tür ileri düzey vakalar için Ankara veya İstanbul gibi büyük şehirlere sevk edilmek zorunda kalan hastalar için artık Van, güvenli bir liman haline geldi.

Ameliyatsız çözüm: Endovasküler yöntem
Dr. Öğretim Üyesi Saim Türkoğlu ve 15 kişilik uzman ekibi, yaklaşık dört yıldır sürdürdükleri çalışmaların meyvesini, AVM gibi kompleks vakaları başarıyla tedavi ederek alıyor. Endovasküler tedavi olarak bilinen bu yöntem, hastanın kasık veya el bileğindeki damardan girilerek gerçekleştiriliyor. Kateter yardımıyla beyindeki damar yumağına kadar ulaşan uzmanlar, açık cerrahinin getirdiği uzun iyileşme süreçlerini ve riskleri ortadan kaldırıyor. Dr. Türkoğlu, bu yöntemin damar darlıkları, tıkanıklıklar ve kanama durumlarında sunduğu avantajlara dikkat çekerek, hastaların artık hiçbir kesi izi olmadan tedavi edilebildiğini vurguluyor.

Zamanla yarışta büyük avantaj
Kapalı yöntemin en büyük avantajlarından biri, açık cerrahide 15-16 saati bulabilen operasyon sürelerini 2-3 saate kadar indirebilmesi. Özellikle uzun süreli ameliyatları kaldıramayacak kadar hassas durumda olan hastalar için bu durum hayati bir önem taşıyor. Daha basit damar baloncuklarında ise işlem süresi 45-50 dakikaya kadar düşebiliyor. Dr. Türkoğlu, bu teknolojinin sadece bir konfor değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini koruyan bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor. Bölgedeki hastaların artık büyük merkezlere gitme zorunluluğunun ortadan kalkması, tedaviye erişim noktasında büyük bir devrim niteliği taşıyor.

İnme vakalarında altın saatler
Beyin damar hastalıklarında müdahale süresinin hayati önem taşıdığını belirten Dr. Türkoğlu, özellikle tıkayıcı inme vakalarında ilk 6 saatin kritik olduğuna dikkat çekiyor. Ekip olarak acil durumlarda hızla organize olduklarını belirten Türkoğlu, doğru teknik ve erken müdahalenin hastanın fonksiyonlarını geri kazanmasında belirleyici olduğunu söylüyor. Seçilmiş bazı vakalarda 10 saate kadar müdahale şansı olsa da, erken müdahale edilen hastaların kalıcı hasar gelişmeden birkaç gün içinde taburcu edilebildiği gözlemleniyor. Van'da kurulan bu ileri düzey tedavi merkezi, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki sağlık hizmetlerinin çıtasını yükseltmeye devam ediyor.



