Tıp dünyasında kalp krizi ve inme gibi acil müdahale gerektiren durumlarda tedavi protokollerini değiştirebilecek yeni bir gelişme yaşanıyor. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Thrombolytic Science (TSI) tarafından geliştirilen ve TS01 adı verilen molekülün, Türkiye'deki ileri aşama klinik araştırmaları için Biruni Üniversitesi ile masaya oturuldu. İstanbul'da gerçekleşen üst düzey görüşmelerde, söz konusu ilacın Faz II ve Faz III çalışmalarının Türkiye'de yürütülmesi ve üniversitenin bu süreçteki akademik ve klinik katkıları detaylandırıldı. Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel'in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, TSI Başkanı Dr. Judith Gurewich ve TSI Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Oğuz Kalafat gibi önemli isimler katılım sağladı.

Pıhtı tedavisinde yeni dönem hedefi
TS01 molekülü, özellikle damar tıkanıklığına bağlı gelişen kalp krizi ve inme vakalarında pıhtının daha güvenli ve etkili bir şekilde çözülmesini sağlamak amacıyla tasarlandı. Mevcut tedavi yöntemlerinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri olan kanama riskini azaltmayı hedefleyen bu yeni yaklaşım, tıp dünyasında büyük bir beklenti yaratıyor. İlacın geliştirilme süreci, 2017 yılında tamamlanan ilk insan çalışmalarıyla başlamış, ardından 2023 yılında inme hastaları üzerinde yapılan araştırmaların sonuçları bilim dünyasıyla paylaşılmıştı. ABD'de 2024 yılında araştırma sürecinin devamı için gerekli onayları alan ilaç, şimdi Türkiye'deki klinik süreçlerine hazırlanıyor. 2026 yılında kurulan TSI Türkiye, bu kapsamda kalp krizi hastaları için planlanan yeni çalışmalar adına gerekli yasal izinleri de almış durumda.

Üniversite altyapısı klinik araştırmalar için seferber edildi
Ziyaret kapsamında TSI heyeti, Biruni Üniversitesi bünyesindeki Faz 1 Klinik Araştırmalar Merkezi'ni yerinde inceleyerek merkezin teknik altyapısı ve işleyiş süreçleri hakkında kapsamlı bilgi aldı. Üniversitenin sahip olduğu modern hastane olanakları ve akademik kadronun, TS01'in ileri aşama klinik araştırmalarında kritik bir rol oynaması öngörülüyor. Prof. Dr. Adnan Yüksel, üniversitelerin temel misyonunun sadece bilgi üretmek değil, bu bilgiyi insan sağlığına dokunan yenilikçi uygulamalara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Yüksel, klinik araştırmaların bilimsel gelişimin en temel basamaklarından biri olduğunu belirterek, Biruni Üniversitesi'nin ulusal ve uluslararası ölçekteki araştırmalarda daha aktif bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.
Bilimsel iş birliğinin geleceği
Toplantıya katılan Unifon–Biotech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Fon Yatırım Komitesi Başkanı Prof. Dr. Abdülhakim Coşkun ve Biruni Üniversitesi Faz 1 Klinik Araştırmalar Merkezi Sorumlusu Dr. Fatih Can Türk, iş birliğinin bilimsel boyutlarını değerlendirdi. Görüşmelerde, sadece klinik verilerin toplanması değil, aynı zamanda araştırmaların planlanması ve yürütülmesinde üniversitenin sağlayacağı akademik katkıların kapsamı da ele alındı. Türkiye'nin klinik araştırmalar alanındaki potansiyelini ortaya koyan bu girişim, kalp krizi ve inme gibi hayati risk taşıyan hastalıkların tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İlerleyen dönemde, TS01 molekülünün Türkiye'deki klinik süreçlerinin hız kazanması ve bu alandaki bilimsel iş birliklerinin artarak devam etmesi bekleniyor.