Samsun Şehir Hastanesi, tıp literatüründe pektus ekskavatum olarak adlandırılan ve halk arasında kunduracı göğsü olarak bilinen ciddi bir göğüs kafesi deformitesinin tedavisinde önemli bir başarıya imza attı. Hastanede ilk kez gerçekleştirilen kapalı ameliyat yöntemi, 17 yaşındaki Selçuk Avcı için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Yaklaşık bir ay önce şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran genç hastanın yapılan detaylı tetkiklerinde, göğüs duvarında içe doğru belirgin bir çöküklük olduğu saptandı. Uzman hekimlerin değerlendirmesi sonucunda, hastanın yaşam kalitesini düşüren bu durumun düzeltilmesi için cerrahi müdahale kararı alındı. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Samsun Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde görevli Doç. Dr. Selçuk Gürz ve Dr. Öğretim Üyesi Necmiye Gül Temel tarafından gerçekleştirilen operasyon, yaklaşık bir saat sürdü. Başarılı geçen müdahale sırasında, göğüs kemiğini dışarıya doğru iterek normal anatomik yapısına kavuşturması hedeflenen iki adet özel çelik alaşımlı metal bar yerleştirildi. Bu barların, kemik yapısının kalıcı olarak düzelmesi için yaklaşık üç yıl boyunca vücutta kalacağı ve ardından küçük bir operasyonla çıkarılacağı ifade edildi.

Modern tıp ile hızlı iyileşme süreci
Operasyon sonrası sağlık durumu hakkında bilgi veren Selçuk Avcı, doğuştan gelen ancak zayıfladıkça daha belirgin hale gelen çukurluğun kendisini uzun süredir rahatsız ettiğini belirtti. Ameliyat sürecinin beklediğinden çok daha rahat geçtiğini ifade eden Avcı, operasyonun ardından yaşadığı ağrıların geçici olduğunu ve sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Selçuk Gürz ise, geleneksel açık ameliyat yöntemlerine kıyasla kapalı tekniğin hastalar için büyük bir konfor sağladığını vurguladı. Gürz, açık cerrahide iyileşme süreçlerinin oldukça uzun ve zahmetli olduğunu, ancak bu yeni yöntemle hastaların çok daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiklerini belirtti. Samsun Şehir Hastanesi'nde ilk kez uygulanan bu teknik, hastanenin cerrahi kapasitesini ve teknolojik altyapısını da gözler önüne serdi.

Toplumsal farkındalık ve tedavi imkanları
Kunduracı göğsü rahatsızlığının her 300 doğumda bir görülen, oldukça yaygın bir problem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gürz, özellikle 12 ile 17 yaş aralığındaki gençlerde bu tür müdahalelerin daha sık yapıldığını belirtti. Karadeniz Bölgesi'nde bu vaka tipiyle sık karşılaştıklarını ifade eden Gürz, toplumdaki bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte daha fazla hastaya erken dönemde tanı koyabildiklerini söyledi. Tedavi edilmeyen göğüs kafesi çöküklüklerinin, özellikle erkek hastalarda ilerleyen dönemlerde askeri hizmet veya ağır fiziksel aktiviteler sırasında ciddi kısıtlılıklara yol açabildiğini hatırlatan uzmanlar, bu ameliyatın sadece estetik değil, fonksiyonel bir iyileşme de sağladığını vurguladı. Hastanenin idari birimlerinin malzeme temini konusundaki desteği sayesinde bu operasyonun başarıyla gerçekleştirildiğini belirten ekip, gelecekte benzer durumdaki hastalar için bu tedavi yönteminin standart bir uygulama haline gelmesini hedefliyor.

Geleceğe yönelik tedavi planlaması
Ameliyatın başarısı, sadece fiziksel bir düzeltme değil, aynı zamanda hastanın psikolojik ve sosyal yaşamı üzerindeki olumlu etkileriyle de ön plana çıkıyor. Doç. Dr. Gürz, 20'li ve 30'lu yaşlardaki yetişkinlerde de bu tür cerrahi düzeltmelerin yapılabildiğini, ancak erken müdahalenin kemik esnekliği açısından avantajlı olduğunu belirtti. Selçuk Avcı örneğinde olduğu gibi, deformitenin derecesine göre kullanılan metal bar sayısının değişebildiğini açıklayan Gürz, ağır vakalarda daha fazla destekleyici materyal kullanıldığını ifade etti. Üç yıl sonra yapılacak olan ikinci küçük operasyonla barların çıkarılması, tedavi sürecinin nihai aşamasını oluşturacak. Samsun Şehir Hastanesi'nin bu alandaki ilk başarılı girişimi, bölgedeki hastalar için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Sağlık ekibi, klinik tecrübelerini modern cerrahi tekniklerle birleştirerek, hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.




