TBMM Genel Kurulu’nda doğum hizmetlerindeki yapısal sorunlar ve artan sezaryen oranları masaya yatırılırken, tartışmalara erkek vekillerin yoğun katılımı ve kullanılan dil damga vurdu.
TBMM Genel Kurulu, doğum hizmetlerinin kalitesini artırmak ve sezaryen oranlarındaki yükselişi mercek altına almak amacıyla toplandı. Ancak oturumun başında söz alan isimlerin ağırlıklı olarak erkek milletvekillerinden oluşması, kadın hakları savunucularının tepkisini çekti. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, doğrudan kadınların bedeni ve doğurganlığıyla ilgili bir konuda kadın temsilcilerin geri planda bırakılmasını eleştirerek, bu durumun "kadın kazanımları" perspektifinden uzak olduğunu vurguladı.
Hekimler üzerindeki baskı ve malpraktis korkusu
Görüşmelerde söz alan muhalefet temsilcileri, sezaryen oranlarının özel hastanelerde yüzde 80’lere, kamu hastanelerinde ise yüzde 46’lara ulaştığına dikkat çekti. CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, kadın doğum uzmanlarının "normal doğum oranını düşürdükleri" gerekçesiyle meslekten men edilme ve zorunlu eğitime tabi tutulma gibi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Karaoba, "Hekimlerin üzerinden elinizi çekin; normal doğum, korkuyla değil, hukuki güvence ve yeterli ebe desteğiyle sağlanır" ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz ise sezaryen artışının sadece tıbbi bir tercih değil, sistemik bir sorun olduğunu savundu. Yılmaz, hekimlerin malpraktis davalarından korunmak için "defansif tıp" uygulamalarına yöneldiğini ve bu durumun sezaryen oranlarını tetiklediğini dile getirdi.
Reklam kampanyaları çözüm olmadı
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Sağlık Bakanlığı’nın geçmişte yürüttüğü "Anneciğim başardık" temalı kampanyaları eleştirdi. Milyonlarca liralık bütçelere rağmen sezaryen oranlarının yüzde 20’lerden yüzde 60’lara tırmandığını belirten Çömez, bu artışın sorumlusunun hekimler değil, denetimsiz sağlık politikaları olduğunu savundu.
Kadın bedeni üzerinden "başarı" söylemine eleştiri
DEM Partili Sevilay Çelenk, doğumun "normal" veya "anormal" şeklinde kutuplaştırılmasının yanlış olduğunu ifade etti. Çelenk, "Doğum bir başarı ya da başarısızlık hikayesi değildir. Kadınların kendi bedenleri hakkındaki kararları, ticarileşmiş bir sağlık sisteminin baskısı altında değil, bedensel özerklik çerçevesinde verilmelidir" dedi.
Osmaniye Milletvekili Asu Kaya da tıbbi zorunluluk gerektiren sezaryenlerin bir "tercih" değil, hayat kurtarıcı bir müdahale olduğunu hatırlatarak, iktidarı hekimleri günah keçisi ilan etmekle suçladı.
AKP cephesinden "bütüncül yaklaşım" mesajı
Tartışmalara yanıt veren AKP Elazığ Milletvekili Erol Keleş ise sezaryen oranlarındaki artışın tek bir aktöre bağlanamayacağını belirtti. Keleş, binin üzerinde özel hastanede denetimlerin sürdüğünü ve hekimleri hedef gösteren bir yaklaşımdan ziyade, sistemi bütüncül olarak iyileştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.