Havadis | Sağlık | Sessiz Tehlike: Kalp Krizi Her Zaman Göğüs Ağrısıyla Gelmiyor

Sessiz Tehlike: Kalp Krizi Her Zaman Göğüs Ağrısıyla Gelmiyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ender Özal, kalp krizinin klasik belirtilerin ötesinde mide bulantısı veya sırt ağrısı gibi yanıltıcı sinyallerle ortaya çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunarak, özellikle kadınlarda ve gençlerde görülen atipik semptomların hayati önem taşıdığını vurguladı.

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ender Özal, kalp krizinin klasik belirtilerin ötesinde mide bulantısı veya sırt ağrısı gibi yanıltıcı sinyallerle ortaya çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunarak, özellikle kadınlarda ve gençlerde görülen atipik semptomların hayati önem taşıdığını vurguladı.

Sessiz Tehlike: Kalp Krizi Her Zaman Göğüs Ağrısıyla Gelmiyor
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık üçte birinden fazlası dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı. Bu tablo içerisinde iskemik kalp hastalıkları, en büyük risk grubu olarak öne çıkıyor. Ancak kalp sağlığına dair toplumda yerleşmiş olan bazı yanlış kabuller, erken teşhisin önündeki en büyük engellerden biri haline geliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ender Özal, 29 Eylül Dünya Kalp Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, kalp krizinin her zaman filmlerdeki gibi şiddetli bir göğüs ağrısıyla başlamayabileceğini belirterek, vücudun verdiği diğer sinyallere karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor.

Kadınlarda ve Gençlerde Farklı Sinyaller

Kalp hastalıklarının sadece ileri yaş grubunun sorunu olduğu düşüncesi, genç yaşlarda yaşanan vakaların göz ardı edilmesine neden olabiliyor. Oysa kötü beslenme alışkanlıkları, yoğun stres ve hareketsiz yaşam tarzı, gençleri de ciddi bir risk altına sokuyor. Dr. Özal, özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden oldukça farklı seyredebildiğine dikkat çekiyor. Kadınlarda görülen nefes darlığı, açıklanamayan aşırı yorgunluk, çene veya boyun bölgesindeki rahatsızlık hissi, mide yanması ve soğuk terleme gibi durumlar, genellikle basit bir hazımsızlık gibi algılanıp önemsenmiyor. Oysa bu şikâyetler, kalbin küçük damarlarındaki işlev bozukluklarının bir habercisi olabilir.

Sessiz Tehlike: Kalp Krizi Her Zaman Göğüs Ağrısıyla Gelmiyor

Yanlış Bilinenler ve Hayati Hatalar

Kalp krizi şüphesi oluştuğunda sosyal medyada yayılan öksürmek veya su içmek gibi kulaktan dolma yöntemlere başvurulması, hastanın zaman kaybetmesine ve durumun daha da ağırlaşmasına yol açabiliyor. Dr. Özal, bu tür durumlarda tek doğru hareketin vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak olduğunu vurguluyor. Ayrıca, kalp hastalarının egzersiz yapmaması gerektiği yönündeki yaygın inanışın da hatalı olduğunu belirten uzmanlar, hekim kontrolünde yapılan hafif tempolu yürüyüşlerin kalp sağlığını desteklediğini ifade ediyor. Elektronik sigaranın masum olduğu algısı da kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle tamamen yanlış bir kanı olarak değerlendiriliyor.

Sağlıklı Bir Kalp İçin Yaşam Tarzı Değişikliği

Kalp-damar hastalıklarından korunmanın yolu, sadece tıbbi kontrollerden değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir yaşam tarzından geçiyor. Akdeniz tipi beslenme düzeni; sebze, meyve, tam tahıllar ve zeytinyağı ağırlıklı yapısıyla kalp sağlığı için en ideal seçeneklerden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yanı sıra haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmak, damar sertliği sürecini yavaşlatmak ve kolesterol dengesini korumak adına kritik bir rol oynuyor. Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, diyabet veya yüksek tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerin, hiçbir şikâyetleri olmasa dahi düzenli sağlık taramalarını ihmal etmemeleri, olası bir krizin önüne geçilmesinde en etkili yöntem olarak görülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız