Gün içinde koştururken vücudumuzdan gelen sinyalleri genellikle göz ardı ediyoruz. Ancak damarlarımızda yüksek basınçla dolaşan kan, hiçbir uyarı yapmadan ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlar, hipertansiyonun özellikle ileri aşamalara gelmeden fark edilmediği için sinsi bir tehlike olduğuna dikkat çekiyor.
Neden sessiz katil deniliyor
Yüksek tansiyon, damar duvarlarına olması gerekenden fazla yük bindiriyor. Çoğu zaman baş ağrısı, ense gerginliği veya kulak çınlaması gibi belirtiler görülse de, hastalık bazen hiçbir uyarı vermeden ilerliyor. Bu durum kontrol altına alınmadığında kalp krizi, felç ve ciddi böbrek yetmezliği gibi geri dönüşü olmayan hasarlara yol açıyor. Türkiye'de her beş diyaliz hastasından biri, bu sinsi süreç nedeniyle böbreklerini kaybediyor.
Tansiyonunuzu kontrol ettirmeyi unutmayın
Toplumdaki her üç yetişkinden biri yüksek tansiyon sorunuyla yaşıyor. Eğer 40 yaşın üzerindeyseniz, yılda en az bir kez tansiyonunuzu ölçtürmeniz hayati önem taşıyor. Ailenizde diyabet veya kalp hastalığı öyküsü varsa, bu kontrolleri 30 yaşından itibaren mutlaka yaptırmalısınız. Ayrıca sofralarda alışkanlık haline gelen aşırı tuz tüketimi, önerilen miktarın dört katına ulaşmış durumda. Günlük tuz tüketimini bir çay kaşığıyla sınırlamak, hipertansiyondan korunmanın en basit ve en etkili yolu olarak öne çıkıyor.