Adana’da sıcaklıkların etkisiyle göğüs hastalıkları polikliniklerine başvurularda gözle görülür bir artış yaşanıyor. Çukurova Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, şikayetlerin tek sorumlusunun klima olmadığını, doğru kullanım ve bakımın önem taşıdığını vurguladı.

Yaz mevsiminin kavurucu etkisi, serinlemek için klimalara yönelimi artırırken, beraberinde yeni sağlık sorunlarını da getirdi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, son dönemde polikliniğe “klima çarptı” şikayetiyle gelen hasta sayısındaki artışa dikkat çekti. Uzman isim, bu tabloda klimayı tek başına suçlamanın doğru olmadığını belirterek, asıl önemli olanın cihazların bilinçli kullanımı olduğunu ifade etti.
Aşırı sıcağın vücut üzerindeki etkilerine değinen Doç. Dr. Saygıdeğer, yüksek sıcaklıkların solunum hızını artırdığını, özellikle mevcut solunum rahatsızlığı bulunan kişiler için risk oluşturduğunu söyledi. Vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla çalıştığını, bu durumun kalp ve solunum hızını yükselttiğini aktaran uzman, yüksek nemin de terleme yoluyla serinlemeyi güçleştirdiğini kaydetti. Bu nedenle klimasız ve aşırı sıcak ortamda kalmanın da güvenli olmadığını vurgulayan Saygıdeğer, nefes darlığı, dudaklarda morarma ve bilinç bulanıklığı gibi ciddi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği konusunda uyardı.

Klima Kaynaklı Şikayetler Artıyor
Sıcak şehirlerde klimanın hayati bir önem taşıdığını ancak yanlış kullanımın çeşitli rahatsızlıklara yol açtığını belirten Doç. Dr. Saygıdeğer, hastaların genellikle öksürük, hışırtı, balgam artışı, bronşit ve zatürre gibi şikayetlerle başvurduğunu aktardı. Bu noktada klimanın tek başına suçlanmaması gerektiğini yineleyen uzman, asıl meselenin doğru kullanım alışkanlığı olduğunu dile getirdi.

Klima kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Yasemin Saygıdeğer, ortam sıcaklığının dışarıya kıyasla çok düşük tutulmaması gerektiğini söyledi. Ev içindeki odalar arasındaki sıcaklık farklarının bile risk oluşturabildiğini belirten uzman, hava akımının doğrudan vücuda, özellikle yüz, göğüs ve sırt bölgesine gelmemesine özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Klima filtrelerinin düzenli temizliği ve bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Saygıdeğer, astım ve KOAH hastalarının bu konuda çok daha dikkatli olması gerektiğini sözlerine ekledi. Bu hastalara klimaya bağlı zatürre eklenmesi durumunda tablonun ciddileşebileceğini ve yoğun bakım sürecine kadar uzanan riskler doğabileceğini kaydetti.

Hastaların Deneyimi
Klima kaynaklı rahatsızlandığını belirten 63 yaşındaki Cemil Aydın ise yüksek sıcaklıklar nedeniyle klimasız ortamda duramadığını, zamanla balgam ve öksürük şikayetlerinin arttığını anlattı. Aydın’ın yaşadığı bu deneyim, sıcak hava ile klima kullanımı arasında doğru dengeyi kurmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.