Evde yaşanan tartışmalar, okulda maruz kalınan zorbalık ve sosyal medyadaki kontrolsüz içerikler çocukların davranışlarını doğrudan şekillendiriyor. Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sümeyye Derin, çocukların şiddet eğiliminin aile içindeki iletişim biçimleriyle başladığını söylüyor.
Aile içindeki rol modeller
Çocuklar, öfke gibi zor duygularla nasıl başa çıkacağını anne ve babasını izleyerek öğreniyor. Ebeveynler bir sorunla karşılaştığında sakin kalabiliyorsa, çocuk da bu yöntemi kopyalıyor. Ancak aile içinde şiddet veya bağırma yoluyla çözüm arandığında, çocuk da aynı yöntemi okulda veya sokakta uygulamaya başlıyor. Anne ve babalar, kendi davranışlarının çocuğun gelecekteki iletişim dilini oluşturduğunu unutmamalı.
Okul ve medya kontrolü
Okulda bir sorun yaşayan çocuğa "Sen de ona vur" demek, şiddeti çözüm olarak öğretmekten başka bir işe yaramıyor. Bunun yerine çocuğa yardım istemeyi veya ortamdan uzaklaşmayı öğretmek gerekiyor. Ayrıca dijital medyadaki algoritmalar, şiddet içerikli videoları çocukların önüne sürekli çıkarıyor. Ebeveynler, çocuklarının internette nelere maruz kaldığını mutlaka takip etmeli.
Uyarı işaretlerini fark edin
Sürekli eşyaları kıran, hırçınlaşan ve kendini sakin bir şekilde ifade edemeyen çocuklar aileye bir mesaj veriyor. Uzmanlar, bu davranışların erken aşamada fark edilmesinin kritik olduğunu vurguluyor. Gerekirse bir uzmandan oyun terapisi desteği almak, çocuğun şiddete yönelmesini engelleyebiliyor. Ailelerin çocuklarını düzenli gözlemlemesi ve değişen tutumlarına karşı hazırlıklı olması gerekiyor.