Sakarya'nın Erenler ilçesinde, şehrin manevi dokusunun en önemli parçalarından biri olarak kabul edilen Sakar Baba Türbesi, hem yerel halkın hem de şehre dışarıdan gelenlerin uğrak noktası haline geldi. Özellikle cuma günleri ve hafta içindeki yoğun ziyaretçi trafiğiyle dikkat çeken bu mekan, sadece bir türbe olmanın ötesinde, Sakarya Nehri'nin hikayesiyle bütünleşen köklü bir efsaneyi de bünyesinde barındırıyor. Türbeyi ziyaret edenler, burada buldukları huzurun kendileri için büyük bir manevi destek olduğunu dile getirirken, mekanın sunduğu dinginlik hissi ziyaretçilerin tekrar tekrar gelmesine vesile oluyor. Türbede gönüllü olarak hizmet veren görevliler ise gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunarak bu manevi atmosferi daha da sıcak bir hale getiriyor.
Efsanelerle örülü bir yaşam ve nehrin değişen rotası
Sakar Baba ile ilgili anlatılan rivayetler, bölgenin kültürel hafızasında oldukça derin bir yere sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına da yansıyan bilgilere göre, Sakar Dede olarak da bilinen bu ermiş zatın yolu bir gün Adapazarı'na düşer. Sakarya Nehri üzerindeki Beşköprü'den geçmek istediği sırada, köprüden geçiş ücreti talep eden kişilerle karşılaşır. Parası olmadığını ve bu nedenle ödeme yapamayacağını belirten Sakar Dede, karşılaştığı hakaretler ve engellemeler karşısında büyük bir üzüntü yaşar. Rivayete göre, bu haksızlık karşısında eliyle Kirazca Köyü yönünü işaret ederek dua etmeye başlar. Dede henüz duasını bitirmeden, nehir yatağını değiştirerek gösterilen ovanın başka bir yönünden akmaya başlar. Köprü sahibi için bir lanet niteliği taşıyan bu olay sonucunda, nehir yatağını terk eder ve köprü kuru toprak üzerinde kalır. Sakar Dede'nin suya dalarak karşıya geçtiği ve o günden sonra nehrin yeni yatağından akmaya başladığı anlatılır. Halk arasında bu ermişin adının Sakar Dede olması ve nehrin bu olaydan sonra Sakarya adını alması, bölgenin isminin kökenine dair en güçlü anlatılardan birini oluşturur. Selçuklular döneminde bölgenin Türk egemenliğine girmesiyle birlikte, bu ermişin anısına nehre ve çevresine Sakarya ismi verildiği kabul edilmektedir.
Ziyaretçilerin manevi arayışı ve türbenin huzur veren atmosferi
Türbeyi düzenli olarak ziyaret eden vatandaşlardan Serpil Cihan, mekanın kendisi için ifade ettiği anlamı şu sözlerle özetliyor: Bu türbeye birkaç aydır düzenli olarak geliyorum. Yakınlara taşındıktan sonra buranın varlığından haberdar oldum ve o günden beri haftada bir veya iki haftada bir mutlaka uğruyorum. Burada hissedilen manevi huzur, inançla doğrudan bağlantılı bir durum. Kalpten edilen duaların bu ulu zatların vesilesiyle kabul olunduğuna inanıyorum ve kendi hayatımda da bunun karşılığını gördüğümü söyleyebilirim. Özellikle cuma günleri namaz çıkışlarında türbede ciddi bir yoğunluk oluşuyor, insanlar burada dua ederek manevi bir arınma yaşıyor.
Genç nesillerin gözünden Sakar Baba hikayesi
Sakarya'da üniversite eğitimi gören Nisanur Feyza Ayık ise türbeyi ilk kez ziyaret edenlerden biri. Şehirde öğrenciyken türbenin meşhur hikayesini duyduğunu ve merak ederek uğradığını belirten Ayık, yaşadığı deneyimi şöyle anlatıyor: Sakar Baba'nın hikayesi beni gerçekten çok etkiledi. Beşköprü'de yaşadığı haksızlık ve sonrasında gerçekleşen mucizevi olay, burayı sadece bir yapıdan ibaret olmaktan çıkarıp bir hikaye merkezine dönüştürüyor. İçeri girdiğimde duamı ettim ve namazımı kıldım. Türbede gönüllü olarak çalışan ablamızın misafirperverliği ve ikramları da buradaki atmosferi çok daha samimi kılıyor. Gençler olarak bu tür tarihi ve manevi değerleri öğrenmek, şehrin ruhunu anlamak adına çok kıymetli. Bugün şansıma türbe daha sakindi ancak buranın her zaman yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahip olduğunu biliyorum. Sakar Baba Türbesi, hem geçmişin efsanelerini günümüze taşıyan bir köprü hem de modern hayatın karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için bir sığınak olmaya devam ediyor.