Havadis | Sakarya | Sakarya'nın kadın eli değen laboratuvarından dünyaya yayılan çiçek devrimi

Sakarya'nın kadın eli değen laboratuvarından dünyaya yayılan çiçek devrimi

Sakarya'nın Hendek ilçesinde kurulan özel tesiste, daha önce dışa bağımlı olduğumuz orkideler artık yerli imkanlarla üretiliyor. Yüzde 97'si kadınlardan oluşan uzman kadro, yıllık 13 milyon fideyi dünya pazarlarına kazandırarak Türkiye'nin tarımsal ihracatında yeni bir sayfa açıyor.

Sakarya'nın Hendek ilçesinde kurulan özel tesiste, daha önce dışa bağımlı olduğumuz orkideler artık yerli imkanlarla üretiliyor. Yüzde 97'si kadınlardan oluşan uzman kadro, yıllık 13 milyon fideyi dünya pazarlarına kazandırarak Türkiye'nin tarımsal ihracatında yeni bir sayfa açıyor.

Sakarya'nın kadın eli değen laboratuvarından dünyaya yayılan çiçek devrimi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sakarya'nın Hendek ilçesinde yükselen modern bir tesis, Türkiye'nin tarımsal üretim vizyonunu kökten değiştiriyor. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı'nın destekleriyle hayata geçirilen Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi, daha önce tamamen yurt dışından ithal edilen orkidelerin artık yerli topraklarda, yüksek teknolojiyle üretilmesine ev sahipliği yapıyor. 3 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteren bu merkez, sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda kadın istihdamının tarım ve teknolojiyle nasıl harmanlanabileceğinin en somut örneği olarak dikkat çekiyor. Tesiste çalışan yaklaşık 100 kişilik dev kadronun yüzde 97'sini kadınlar oluşturuyor. Bu özverili ekip, hassas laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri doku kültürü yöntemiyle, 67 farklı orkide çeşidini dünya standartlarında yetiştiriyor. Üretilen bu fideler, çiçekçilik sektörünün küresel merkezi kabul edilen Hollanda'ya gönderiliyor ve oradan dünyanın dört bir yanındaki seralara ulaştırılıyor.

Kadınların titizliğiyle büyüyen orkideler

Tesisin Üretim Müdürü Şüheda Türk, orkide üretiminin oldukça meşakkatli ve hassasiyet gerektiren bir süreç olduğunu vurguluyor. Doku kültürü yönteminin, sağlıklı bir ana bitkiden alınan dokuların steril laboratuvar ortamında çoğaltılmasıyla başladığını belirten Türk, sürecin her aşamasında kadın çalışanların büyük bir dikkatle çalıştığını ifade ediyor. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu mikro elementlerin, hava ve su dengesinin küçük kutular içerisinde titizlikle sağlandığını anlatan Türk, bu yöntemle yıllık 13 milyona yakın orkide fidesi üretme kapasitesine ulaştıklarını belirtiyor. Kadın istihdamına verdikleri önemin altını çizen Türk, tesiste erkek çalışanların da bulunduğunu ancak operasyonel süreçlerin büyük bir kısmının kadınların el becerisi ve sabrıyla yürütüldüğünü dile getiriyor.

İthalatın yerini alan yerli üretim gücü

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu ise tesisin Türkiye ekonomisine sağladığı katma değerin altını çiziyor. Daha önce döviz ödenerek dışarıdan getirilen fidelerin artık Hendek'te üretilip yurt dışına satılmasının, ithal ikamesi açısından büyük bir başarı olduğunu belirten Çöpoğlu, tesisin toplam kapasitesinin 38 milyon adede kadar çıkabileceğini ifade ediyor. 4 bin 700 farklı türde fide yetiştirme potansiyeline sahip olan bu merkez, Türkiye'nin tarım ve sanayi sektörlerinde hedeflediği yenilikçi üretim modelini temsil ediyor. Çöpoğlu, bu tesisin sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda büyük bir AR-GE ve inovasyon üssü olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin dünya ile rekabet edebilmesi için gereken tüm unsurların burada bir araya geldiğini belirtiyor.

Küresel pazarda Türkiye imzası

Hendek'teki bu merkez, sadece bir çiçek üretimi değil, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal ihracat kapasitesini güçlendiren stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hollanda üzerinden dünyaya dağılan bu orkideler, Türk tarımının teknolojiyle buluştuğunda nasıl bir küresel başarı hikayesine dönüşebileceğinin kanıtı niteliğinde. Laboratuvar ortamında başlayan bu yolculuk, steril kutuların içindeki küçük dokulardan, dünyanın dört bir yanındaki evleri ve bahçeleri süsleyen canlı çiçeklere uzanıyor. Kadınların iş gücüne katılımıyla güçlenen bu üretim modeli, hem yerel ekonomiye can suyu veriyor hem de Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırıyor. Her geçen gün kapasitesini ve çeşitliliğini artıran tesis, tarımsal kalkınmanın sadece toprakla değil, aynı zamanda bilim ve emekle mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız