Sakarya’da yaşayan 48 yaşındaki Didem Küçükönder, 34 yıl önce babasını kaybetmenin acısıyla hayata tutunmak için dikiş makinesinin başına oturdu. Bugün binlerce genç kızın en özel gününe eşlik eden Küçükönder, mesleğini ilk günkü aşkla sürdürüyor.
Zanaattan endüstriye geçiş
Küçükönder mesleğe başladığı ilk yıllarda dantellerin ve süslemelerin tamamen el emeğiyle işlendiğini anlatıyor. Bugün ise teknolojinin gelişmesiyle hazır parçaların monte edildiği daha pratik bir üretim süreci işliyor. Yine de gelinliğin en kritik noktası olan korse kısmı, hala her müşterinin vücut ölçüsüne göre özel olarak dikiliyor.
Yeni nesil farklı düşünüyor
Düğün sezonuyla birlikte yoğun bir çalışma temposuna giren atölyede fiyatlar 25 bin ile 150 bin lira arasında değişiyor. Geçmişte gelinliklerin nesilden nesile aktarıldığını belirten Küçükönder, günümüzde gençlerin kiralama yöntemini daha sık tercih ettiğini ve anı olarak saklamak yerine bu parçaları bir fazlalık olarak gördüklerini gözlemliyor.
Usta çırak ilişkisi bitti mi
Sektördeki en büyük sorunun yeni eleman yetişmemesi olduğunu vurgulayan Küçükönder, gençlerin sabır gerektiren bu zanaata karşı ilgisizliğinden yakınıyor. Kendi çocukları arasında bu mesleği devralacak kimse olmasa da, bugüne kadar pek çok kişiye zanaatını öğretmenin manevi huzurunu yaşıyor.