Havadis | Samsun | 820 yıllık mimari mucize: Çivisiz cami UNESCO yolcusu

820 yıllık mimari mucize: Çivisiz cami UNESCO yolcusu

Samsun'un Çarşamba ilçesinde 1206 yılından bu yana ayakta kalan ve depremlere karşı gösterdiği dirençle bilinen tarihi Göğceli Camii, kapsamlı bir restorasyon süreciyle özgün kimliğine kavuşturularak dünya mirası listesine aday gösteriliyor.

Samsun'un Çarşamba ilçesinde 1206 yılından bu yana ayakta kalan ve depremlere karşı gösterdiği dirençle bilinen tarihi Göğceli Camii, kapsamlı bir restorasyon süreciyle özgün kimliğine kavuşturularak dünya mirası listesine aday gösteriliyor.

820 yıllık mimari mucize: Çivisiz cami UNESCO yolcusu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Samsun'un Çarşamba ilçesindeki Hasbahçe Mahallesi'nde, Göğceli Mezarlığı'nın huzurlu atmosferi içerisinde yükselen Göğceli Camii, Anadolu ahşap mimarisinin en nadide ve en eski örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 1206 yılında inşa edilen ve çivi kullanılmadan, tamamen ahşap yığma tekniğiyle hayata geçirilen bu tarihi yapı, 820 yılı aşkın süredir bölgenin kültürel hafızasını taşıyor. Yapılan bilimsel testler, caminin ana gövdesinin 13. yüzyılın başlarına dayandığını, 1335 yılında eklenen revak kısmıyla ise bugünkü formuna ulaştığını kanıtlıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan titiz restorasyon çalışmaları, bu eşsiz eserin gelecek nesillere aktarılması için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. 16 Şubat 2026 tarihinde start alan ve 550 takvim günü sürmesi planlanan restorasyon süreci, yapının hem fiziksel bütünlüğünü korumayı hem de özgün mimari dokusunu yeniden gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor.

Deprem takozuyla gelen asırlık dayanıklılık

Tarihi caminin en dikkat çekici özelliklerinden biri, bölgede yaşanan sayısız depremi neredeyse hiç hasar almadan atlatmasını sağlayan mühendislik dehası. Yapının kuzey-güney yönünde 14, doğu-batı yönünde ise 13 metre uzunluğundaki tek parça ahşap kalaslar kullanılarak inşa edilmesi, ona esneklik ve direnç kazandırıyor. Uzmanlar, caminin temelinde yer alan ve deprem takozu olarak adlandırılan sistemin, yapının sarsıntılar karşısında adeta bir bütün olarak hareket etmesini sağladığını belirtiyor. Bu teknik, 1986 yılında birinci derecede korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenen caminin, modern mimariye bile ders verecek nitelikte bir dayanıklılığa sahip olduğunu gösteriyor. Restorasyon kapsamında, yapının temelindeki ahşap kadron ve kirişlemeler özenle elden geçirilerek bu kadim sistemin sağlamlığı pekiştiriliyor.

Özgün dokuya dönüş ve hartama çatılar

Restorasyonun temel felsefesi, camiyi sonradan eklenen ve yapının ruhuna aykırı düşen unsurlardan arındırarak orijinal haline döndürmek üzerine kurulu. Bu kapsamda, yapının iç ve dış bölümlerine kurulan iskelelerle detaylı bir konservasyon süreci yürütülüyor. Caminin içerisindeki ahşap kaplamalar ve karkaslar sökülerek, zamanla biriken molozlar ve sonradan eklenen demir elemanlar temizleniyor. En önemli değişimlerden biri ise çatı örtüsünde yaşanacak. Mevcut kiremit çatı örtüsü kaldırılarak, yapının 1206 yılındaki orijinal mimarisine uygun olan geleneksel ahşap hartama malzeme ile değiştirilecek. Ayrıca, ahşap tavan ve sütunlarda bulunan kök boyalı kalem işi süslemeler, uzman eller tarafından titizlikle temizlenip bakımdan geçirilerek ilk günkü canlılığına kavuşturuluyor.

UNESCO yolunda yeni bir vizyon

Samsun Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Uysal, yürütülen çalışmaların sadece bir onarım değil, aynı zamanda bir restorasyon ve koruma seferberliği olduğunu vurguluyor. Restorasyon süreci boyunca yapının hava şartlarından etkilenmemesi için kurulan geçici koruyucu çelik çatı ve metal duvarlar, eserin her türlü dış etkenden korunmasını sağlıyor. Çalışmalar tamamlandığında, Göğceli Camii sadece ibadete açılmakla kalmayacak, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmek için resmi teklif dosyasıyla uluslararası arenaya taşınacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kültürel mirasa sahip çıkma vizyonunun bir parçası olan bu süreç, Karadeniz'in bu gizli hazinesini dünya çapında bir turizm ve kültür noktası haline getirmeyi amaçlıyor. 820 yıllık bu ahşap şaheser, restorasyonun ardından hem inanç turizminin önemli bir durağı olacak hem de mimari tarih meraklıları için eşsiz bir inceleme alanı sunmaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız