Kış aylarının yaklaşması ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altına inmesiyle birlikte, bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar aktarların yolunu tutmaya başladı. Özellikle gribal enfeksiyonlar, boğaz ağrıları ve nezle gibi kış hastalıklarına karşı en doğal kalkan olarak görülen ıhlamur, bu yıl tezgahlarda hem bolluğuyla hem de uzun yıllar sonra ilk kez yaşanan fiyat düşüşüyle dikkat çekiyor. Geçtiğimiz sezonlarda yüksek maliyeti nedeniyle lüks tüketim kategorisine giren bu şifalı bitki, bu yıl yaşanan bereketli hasat dönemi sayesinde çok daha ulaşılabilir bir seviyeye geriledi.
Bereketli hasat fiyatlara yansıdı
Samsun'da uzun yıllardır esnaflık yapan Recai Doğanay, bu yılki ıhlamur bolluğunun hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun ettiğini ifade ediyor. Doğanay, geçmiş yıllarda ıhlamurun pahalı olmasının temel nedenlerinden birinin, zahmetli toplama süreci nedeniyle ürünün yeterince toplanmaması olduğunu belirtiyor. Ancak bu yıl durumun değiştiğini vurgulayan Doğanay, ürünün bol olmasıyla birlikte hemen hemen herkesin hasada katıldığını ve bu durumun doğrudan fiyatlara olumlu yansıdığını dile getiriyor. Geçen yıl ortalama 2 bin TL, çiçekli olanları ise 2 bin 500 TL civarında satılan ıhlamurun kilogram fiyatı, bu yıl bin 500 TL seviyelerine kadar gerilemiş durumda.
Kış çaylarının vazgeçilmez eşlikçisi
Ihlamur, tek başına tüketilmesinin yanı sıra kış aylarında bağışıklığı desteklemek amacıyla hazırlanan çeşitli bitki çayı karışımlarının da ana malzemesi olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, ıhlamuru genellikle ada çayı, zencefil, tarçın, karanfil, kuşburnu ve keçiboynuzu gibi diğer şifalı bitkilerle harmanlayarak tüketmeyi tercih ediyor. Hazırlanan bu karışımlar, limon ve balla tatlandırılarak hem lezzetlendiriliyor hem de etkileri artırılıyor. Esnaf Doğanay, kışlık ürünlere olan ilginin Samsun'da yavaş yavaş başladığını ve özellikle boğaz enfeksiyonlarına karşı vatandaşların bu doğal karışımlara yoğun talep gösterdiğini belirtiyor.
Doğru demleme yöntemi nasıl olmalı?
Ihlamurun şifasından tam anlamıyla faydalanabilmek için hazırlama aşamasında dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları bulunuyor. Uzun süre kaynatılmaması gerektiğinin altını çizen Doğanay, geleneksel yöntemlerin aksine daha sağlıklı bir demleme önerisinde bulunuyor. Öncelikle suyun güzelce kaynatılması, ardından ıhlamurun bu sıcak suyun içerisine atılarak altının kapatılması gerektiğini ifade ediyor. Yaklaşık 10 dakika demlenmeye bırakılan ıhlamurun, taze olarak tüketilmesinin en makbul yöntem olduğunu vurguluyor. Gün içerisinde taze hazırlanan ıhlamurun, hem aroma hem de içerdiği bileşenler açısından çok daha verimli olduğunu belirten esnaf, vatandaşlara bekletilmiş çaylardan kaçınmalarını tavsiye ediyor.