Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), 21 Eylül Uluslararası Barış Günü dolayısıyla oldukça anlamlı ve bir o kadar da hüzünlü bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Üniversitenin Uluslararası İlişkiler Birimi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen Gazze: Eğitim, Bilim ve Gelecek başlıklı konferans, bölgede yaşanan insani dramın akademik ve kişisel boyutlarını gözler önüne serdi. Etkinliğe OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Fatih Altuğ, Bilim İletişimi Ofisi Akademik Yöneticisi Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birimi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. Program, sadece bir akademik tartışma platformu olmanın ötesine geçerek, Gazze'deki eğitim hakkının gasp edilmesine karşı güçlü bir farkındalık çağrısına dönüştü.

Savaşın ortasında büyüyen bir neslin tanıklığı
Konferansın en dikkat çekici anlarından biri, OMÜ Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde doktora eğitimini sürdüren Filistinli Rita Eid'in yaptığı konuşmaydı. Gazze'nin kendisi için sadece bir şehir değil, tüm anılarının ve ailesinin merkezi olduğunu belirten Eid, yaşadığı coğrafyanın gerçeklerini şu sözlerle anlattı: Ben Gazzeli olarak savaşın ne olduğunu çok küçük yaşlardan itibaren çok iyi öğrendim. Çocukluğum, bombaların kulakları sağır eden sesleri arasında geçti. Ailem, annem, babam ve kardeşlerim hala o zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Ben de eğitim hayatımın büyük bir kısmını o topraklarda, savaşın gölgesinde tamamladım. Buna rağmen biz Gazze halkı olarak eğitimi her zaman en temel önceliğimiz olarak gördük. Savaşın yıkıcılığına karşı bilginin ve eğitimin bizi geleceğe taşıyacak tek güç olduğuna inandık. Umudum, bir gün tüm Gazze çocuklarının güvenli bir ortamda, korkusuzca eğitim alabilecekleri bir geleceğe kavuşmalarıdır.

Akademik dünyadan soykırıma karşı ortak tepki
Rita Eid'in duygusal konuşmasının ardından söz alan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Gazze'de yaşananların sadece bir çatışma değil, sistematik bir soykırım olduğunu vurguladı. Kesten, bir çocuğun en temel hakkı olan eğitime erişiminin, diğer tüm insani hakları gibi acımasızca gasbedildiğine dikkat çekerek, Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) bu konudaki duyarlılığı doğrultusunda üniversite olarak bir farkındalık etkinliği düzenlediklerini ifade etti. Prof. Dr. Kesten, bu tür akademik platformların, yaşanan insanlık felaketinin bilimsel ve vicdani boyutlarını ortaya koymak adına kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Gazze'deki eğitim sisteminin ve bilimsel geleceğin, mevcut saldırılar devam ettiği sürece telafisi imkansız yaralar alacağını dile getiren Kesten, bu durumun sadece bugünü değil, gelecek nesillerin de haklarını elinden aldığını söyledi.

Eğitim hakkı için küresel bir çağrı
Konferansın genelinde, Gazze'deki eğitim kurumlarının hedef alınmasının, bir toplumun geleceğinin karartılması anlamına geldiği üzerinde duruldu. Akademisyenler, bölgedeki öğrencilerin ve bilim insanlarının yaşadığı zorlukların, uluslararası toplum tarafından daha yüksek sesle dile getirilmesi gerektiğini savundu. Etkinlik, sadece bir bilgilendirme toplantısı değil, aynı zamanda Gazze halkının eğitim yoluyla gösterdiği direnişe bir saygı duruşu niteliği taşıyordu. Konuşmacılar, savaşın bir an önce sona ermesi ve Filistinli kardeşlerimizin sağlık, eğitim ve güvenlik gibi en temel insani haklarına kavuşması temennisinde birleşti. Samsun'dan yükselen bu ses, Gazze'deki çocukların eğitim hakkının korunması için atılan küçük ama kararlı bir adım olarak kayıtlara geçti. Konferans, katılımcıların Gazze'nin geleceğine dair umutlarını tazeleyen bir kapanışla sona erdi.

