Samsun'da bir çocuk doktoru, hastanedeki yoğun mesainin ardından ikinci bir hayata başlıyor. Çarşamba Devlet Hastanesi'nde görev yapan Kader Apaydın, her gün iş çıkışı eşinin atölyesine gidip su kabağı işliyor. Bu hikaye, çiftin pandemide işsiz kalmasıyla başlayan bir dönüşümün parçası.

Günde 50 kilometre, iki farklı dünya

Apaydın, gündüzleri hastanede çocuk hastalarla ilgileniyor. Mesai biter bitmez de İlkadım ilçesindeki Tarihi Bedestan Çarşısı'nda bulunan atölyenin yolunu tutuyor. Eşi Melahat Türkkan Apaydın'ın işlettiği hobi ve sanat atölyesinde su kabaklarını işleyerek aydınlatma ve dekoratif ürünlere dönüştürüyor. Bu rutin, her gün yaklaşık 50 kilometrelik bir yolculuk anlamına geliyor.

Pandemi hayallerini tetikledi
Çiftin bu atölye hikayesi aslında zorunluluktan doğmuş. Melahat Apaydın, yıllarca ev aksesuarları ve dekorasyon firmalarında yöneticilik yapmış. Pandemi döneminde işini kaybedince çift, çocukluk hayalleri olan aksesuar işine yönelmiş. Önce evden satış yapmışlar, olumlu tepkiler alınca da kendi atölyelerini açmışlar. Kader Apaydın'ın su kabağına ilgisi ise internette tesadüfen gördüğü çalışmalarla başlamış. Ahşap işlerine olan çocukluk merakını, su kabağı işlemeciliğine taşımış.

Kadınlara da destek oluyorlar
Atölye sadece üretim yeri değil. Çift, burada zaman zaman kurslar ve workshoplar düzenleyerek diğer kadınlara da alan açıyor. Ürettikleri ürünleri hem atölyede satıyorlar hem de ticari mecralarda değerlendiriyorlar. Melahat Apaydın, eşinin her gün mesai sonrası gelerek kendisine destek olduğunu ve birlikte severek yaptıkları işi ticarete dönüştürdüklerini söylüyor.



