Havadis | Samsun | Okul yolunda ilk adım: Çocuğunuzun kaygısını yönetmek için bu hatalardan kaçının

Okul yolunda ilk adım: Çocuğunuzun kaygısını yönetmek için bu hatalardan kaçının

Okulların açılmasıyla birlikte minik öğrencilerin yaşadığı ayrılık kaygısı, aileler için de zorlu bir sürece dönüşebiliyor. Uzmanlar, çocukların okul ortamına uyum sağlamasında ebeveyn tutumlarının belirleyici olduğunu vurgularken, kaygı yönetimi için uygulanabilecek etkili stratejileri paylaşıyor.

Okulların açılmasıyla birlikte minik öğrencilerin yaşadığı ayrılık kaygısı, aileler için de zorlu bir sürece dönüşebiliyor. Uzmanlar, çocukların okul ortamına uyum sağlamasında ebeveyn tutumlarının belirleyici olduğunu vurgularken, kaygı yönetimi için uygulanabilecek etkili stratejileri paylaşıyor.

Okul yolunda ilk adım: Çocuğunuzun kaygısını yönetmek için bu hatalardan kaçının
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Okulların açılmasına sayılı günler kala, özellikle ilk kez okul sıralarıyla tanışacak çocukların dünyasında büyük bir heyecan ve beraberinde gelen belirsizlik hakim. Bu süreç, sadece çocuklar için değil, onları ilk kez sosyal bir ortama emanet eden ebeveynler için de oldukça hassas bir dönem olarak öne çıkıyor. Liv Hospital Samsun Psikoloji Kliniği’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, çocukların okul ve sınıf ortamına alışma sürecinin genellikle bir ile iki hafta arasında değişebileceğini, ancak bu durumun üç haftayı aşması halinde profesyonel bir desteğe başvurulması gerektiğini belirtiyor. Ebeveynlerin bu süreçteki en büyük görevinin, kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamak olduğunu ifade eden Öziç, çocukların ebeveynlerinin duygusal durumlarını çok keskin bir şekilde hissedebildiklerini hatırlatıyor. Eğer ebeveynler kendi içsel huzursuzluklarını yönetmekte zorlanıyorlarsa, sosyal çevrelerinden destek almaktan veya uzman görüşüne başvurmaktan çekinmemeleri gerektiği vurgulanıyor.

Uyum sürecinde ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler

Çocukların okula alışma evresinde yapılan en büyük hatalardan biri, onları okuldan uzaklaştıracak veya kandıracak yöntemlere başvurmaktır. Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, çocuğun okuldan kaçırılması veya ona yalan söylenerek okuldan ayrılınması gibi davranışların, güven duygusunu zedelediğini belirtiyor. Bunun yerine, çocuğa zaman tanınması ve okulun güvenli bir yer olduğu mesajının sabırla verilmesi gerekiyor. Özellikle ayrılık kaygısı yaşayan çocukların bu süreci daha yavaş atlatabileceği göz önünde bulundurulmalı. Bu noktada, okul kaygısını konu alan hikaye kitaplarından faydalanmak, çocukların duygu yönetimini kolaylaştırabilir ve belirsizliği ortadan kaldırabilir. Ayrıca, çocukları başka yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine, onların kendi gelişim süreçlerine odaklanmak ve dünkü hallerine göre gösterdikleri pozitif değişimleri hatırlatmak, özgüvenlerini destekleyen en sağlıklı yaklaşımlardan biridir.

Güvenli yer egzersizi ile kaygı yönetimi

Çocukların yalnız kaldıklarında veya kendilerini huzursuz hissettiklerinde kullanabilecekleri bir baş etme stratejisi olarak güvenli yer egzersizi, oldukça etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte kağıt ve boya kalemleri kullanarak yapabilecekleri bu çalışmada, çocuğun kendini huzurlu hissettiği gerçek veya hayali bir yerin resmini çizmesi isteniyor. Bu resim, çocuğun sevdiği nesneleri ve kişileri içerebilir. Resim tamamlandıktan sonra, çocuğun bu alana bakarken bedeninde hissettiği duyguları fark etmesi sağlanıyor. Kelebek dokunuşları gibi fiziksel rahatlama teknikleriyle desteklenen bu süreç, çocuğun kendini güvende hissetmediği anlarda başvurabileceği bir kaynak haline geliyor. Çalışmanın sonunda belirlenen bir ipucu kelime ile çocuk, bu güvenli alanı zihninde her an canlandırabiliyor.

Öğretmenle kurulan bağın önemi

Okul ortamına uyum sağlamanın bir diğer kritik ayağı ise öğretmeniyle kurulan iletişimdir. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının öğretmeniyle bağ kurmasını desteklemeleri gerektiğini, bu süreçte öğretmenle sürekli iletişim halinde kalarak çocuğun öğretmeni tanımasına yardımcı olmanın süreci hızlandıracağını belirtiyor. Aceleci davranmadan, çocuğun okul ortamının güvenli olduğunu kendi deneyimleriyle keşfetmesine izin vermek, uzun vadede daha sağlıklı bir okul hayatının temelini oluşturuyor. Her çocuğun öğrenme ve uyum sağlama hızının farklı olduğu unutulmamalıdır. Ebeveynler, bu süreçte sabırlı bir rehber rolü üstlenerek, çocuklarının duygusal dünyasını anlamaya çalışmalı ve onların bu yeni sosyal çevreye güvenle adım atmalarını sağlamalıdır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız