Türkiye’nin manda yetiştiriciliğinde merkez üssü kabul edilen Samsun, kritik bir uyarıyla karşı karşıya. Özellikle Kızılırmak Deltası’ndaki verimli arazilerde yapılan manda üretimi, bölge ekonomisinin en önemli kalemlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak uzmanlar, mevcut sayısal artışın gelecekte ciddi bir sorun yaratabileceğini öngörüyor.
SAYILAR NEDEN ALARM VERİYOR
Türkiye genelindeki manda sayısı yaklaşık 165 bin seviyesinde seyrediyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, diğer hayvan türlerinde yıllık yüzde 4-5 civarında artış görülürken, mandalarda bu oranın sadece yüzde 1,5’te kaldığını belirtiyor. Mevcut eğilim değişmezse, 2030 yılından itibaren manda varlığında gerileme yaşanması kaçınılmaz görünüyor.
MANDA ÜRÜNLERİ NEDEN DEĞERLİ
Manda sütü ve eti, standart hayvansal ürünlere göre daha farklı bir pazar değerine sahip. Manda sütü, kaymak ve peynir üretiminde yüksek katma değer yaratıyor. Manda eti ise sığır etine kıyasla yüzde 20 daha fazla protein barındırırken, kolesterol oranının yüzde 50 daha düşük olmasıyla dikkat çekiyor. Sağlıklı beslenmeye ilgi duyanlar için bu ürünler önemli bir alternatif sunuyor. Yetkililer, üreticiye verilecek yeni teşviklerin bu "kara inci" popülasyonunu korumak için tek çıkış yolu olduğunu vurguluyor.