Son aylarda yağan yağmurlar barajları doldurmuş olabilir ancak bu durum seni rahatlatmasın. İklim değişikliği artık yağışın miktarını değil, ne zaman ve nasıl yağdığını değiştiriyor. Kısa sürede düşen aşırı yağışlar toprağın içine sızamadan sel olup denize karışıyor. Uzmanlara göre bu durum, aynı yıl içinde hem sel felaketiyle hem de şiddetli kuraklıkla yüzleşmemize neden oluyor.
Yağışlar dengesizleşiyor
Karadeniz Bölgesi, özellikle Samsun, Trabzon, Rize, Giresun, Ordu ve Artvin için yeni risklerle karşı karşıya. Eskiden düzenli yağış alan bu illerde artık aşırı yağışlar heyelanları tetikliyor, yaz aylarında ise su kaynakları tükenme noktasına geliyor. Baraj yapmak tek başına çözüm değil. Artık suyu sadece temin eden değil, onu yöneten bir bölge haline gelmemiz şart.
Yarınımızı nasıl koruruz
Belediyelerin yağmur suyu hasadını zorunlu hale getirmesi, şehirlerdeki su kaçaklarını azaltması ve tarımsal sulamayı modernize etmesi gerekiyor. Su, artık petrol kadar stratejik bir güvenlik meselesi. Evinde veya iş yerinde harcadığın her damla su, aslında 2026 yazının güvencesi demek. Kuraklık sadece yağmurun yağmaması değil; toprağın nemini kaybetmesi ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesidir.